Kaydırırken çürümek
Kaydırırken çürümekAHMET CAN KARAHASANOĞLU
İnternette Mark Zuckerberg’in insan bağının ölümünü anlattığı bir videoyla karşılaştım. Videoyu paylaşan kişi kimsenin dönüp bakmadığından yakınıyordu. On beş yıllık aşınmanın on iki kelimeye nasıl sığdığının özetiydi aslında bu video.
Mark Zuckerberg’in konuşmasından…
“Sosyal medya başlangıçta insanların arkadaşlarıyla etkileşim kurduğu bir yerdi. Ve şimdi… en azından içeriğin yarısı, insanların içerik üreticileriyle etkileşim kurmasından ibaret.
Eskiden telefonunu açtığında arkadaşlarının ne yaptığını görürdün. Şimdi açtığında yabancıları izliyorsun. Bunu sen seçmedin. Senin yerine algoritma seçti. Arkadaşlarını, optimize edilmiş yabancılarla karşılaştırdı. Arkadaşların her seferinde kaybetti.
Daha iyi ışığı olan, daha iyi zamanlaması olan ve daha iyi ‘kanca’ya sahip bir yabancı, seni; seni seven birinden üç saniye daha uzun tuttu. Ve algoritma, en yakın arkadaşının düğün fotoğraflarını, hiç tanımadığın Dubai’deki birinin yemek videosunun altına gömdü. Sen de o yemek videosunu izledin.
İlk değişim buydu: Arkadaşlar, yabancılarla yer değiştirdi. Neredeyse fark etmedin.
Yapay zekânın kötü haftası yoktur. Tükenmez. Her kelime ayarlanmıştır. Her kare optimize edilmiştir. Her duraksama, parmağını kaydırmaman için tam doğru aralıkta yerleştirilmiştir.
Bununla rekabet eden bir insan içerik üreticisi, matbaanın icat edildiği bir dünyada taş tabletlere yazı kazıyan biri gibidir.
Ekonomi zaten eşit değildir. Bir insanın kiraya, uykuya ve motivasyona ihtiyacı vardır. Makinenin ihtiyacı olan tek şey elektriktir.
(…)Geçişin ne zaman olduğunu fark etmeyeceksin. Zaten mesele bu.........
