We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Nizam” Fikriyatımız ve Yaman Arıkan

22 7 0
15.06.2021

Bir zamanlar kendilerini “milliyetçi”, “muhafazakâr”, “mukaddesatçı”, “sağcı”, “milli görüşçü”, “ülkücü”, “mücadeleci” gibi kimliklerle yahut bir vakıf, dernek, cemaat, tarikat ya da bir lider veya bir hoca efendiye aidiyetle tanımlayan İslâmî/dindar camiamızın “azami müşterekleri”, “ortak idealleri”, “ortak kavramları” ve “ortak söylemleri” vardı; el-ân da var elhamdülillah. Ayasofya Camiinin açılması, devlette ve özellikle eğitim sisteminde İslâmî köklerimize dönülmesi, Selçuklu-Osmanlı mirasına sahip çıkılması gibi konular bunlardan birkaçı idi. Millî-İslâmî Nizam fikri de ortak kavramlarımızdandı…

1950’lerde İmam Hatip okullarının açıldığı, 1960-1970’lerde tercüme faaliyetlerinin başladığı ve 1980’lerde telif eserlerin hız kazandığı yıllarda; İslâmiyet’i bir “devlet nizamı” ve daha genelde bir “hayat nizamı” olarak ortaya koyan eserleri Türkçeye kazandırmak ve okutmak hepimizin önceliklerindendi…

1966’da Mevdudi’nin, İslam’da İktisat Nizamı (İnsanlığın İktisadi Meselesi ve İslam’da Çözüm Şekli)” ve İslâm Nizamı kitaplarını nizam vurgusuyla çıkaran Hilal Yayınları, İslâm Nizamı’nı şöyle tanıtmıştı:

“Muhterem Üstad, bu İslâm nizamını İslâm nokta-i nazarından herkesin anlayacağı bir üslûpla ahlâkî nizamın ne olduğunu, siyasî nizam denince İslâmiyet’in neyi ifade etmek istediğini, içtimaî nizamın beşeriyet arasında nasıl tahakkuk ettirilmesi lâzım geldiğini, bugün dünya siyasetinin üzerinde döndüğü........

© Yeni Akit


Get it on Google Play