“Bizden güçlü kim var?!”

“Bizden güçlü kim var?!”

Abdullah Yıldız

Bu güncel retorik, Hûd kavminin kibirli-küstah ekâbirine ait kadim bir meydan okumadır. Hz. Nûh’tan sonra Ahkâf’ta (Yemen-Hadramût) yaşayan Hûd kavminin (Âd oğullarının) kıssası A’râf, Hûd, Mü’minûn, Şuarâ ve Fussiletsurelerinde yer alır. Fî-zılâli’l-Kur’ân’dan ilhamla ve özetle görelim:

“Âd (oğulları) da elçilerini yalanladı. Hani kardeşleri Hûd, onlara demişti: “Siz hiç Allah’tan korkmaz mısınız? Ben size gönderilmiş, güvenilir bir Allah elçisiyim. Öyleyse Allah’tan korkunuz da çağrıma uyunuz.” (Şuarâ 26/123-126) Bu, her peygamberin değişmeyen tebliğidir: Allah’tan korkma ve elçisine itaat etme çağrısı; insanların ellerinde bulunan dünya hayatının mallarına, nimetlerine göz dikmeme, yeryüzünün geçici değerlerinin üzerine çıkıp, Allah katındaki değerli ve üstün olan mükafata yönelme… Sonra bu toplumun özel durumuna ve uygulamalarına dikkat çekilir: sırf kuvveti ile övünmek, zenginliğini ilan edip-göstermek için binalar yapıp yükseklere çıkmak, lüks burjuva hayatına yönelmek, bu dünyada büyük güçlere sahip oldukları için böbürlenip, Allah korkusundan habersiz bir hayata dalmak

“Sizler her yüksek tepeye gösteriş amaçlı bir anıt dikerek abes/boş işlerle mi oyalanıyorsunuz? Hiç ölmemek ümidi ile sağlam köşkler mi yapıyorsunuz?” (Şuara, 26/128-129)

Ayetteki “rî‘” sözcüğü yeryüzünün yüksek yerleri demektir. Anlaşılan o ki, onlar uzaktan bakanların rahatlıkla görebileceği yüksek binalar, kuleler yapıyorlardı.........

© Yeni Akit