Kâbe’de hacılar ve Ramazan ayı
Kâbe’de hacılar ve Ramazan ayı
Ramazan ayı geldiğinde Anadolu’nun pek çok şehrinde olduğu gibi Kahramanmaraş’ta da hayatın ritmi değişir. Akan sular durur, Kur’an ayına topyekûn saygı ve hürmet başlar. Aynı sokaklar, aynı insanlar… ama başka bir iklim. Bomboş olan camiler taşmaya başlar. Oruçla terbiye olan nefis, camilerde çoğalan cemaat, mukabele halkaları, hatimle kılınan teravihler… Din, bir kimlik beyanından çok ortak bir duyguya dönüşür.
Ramazan, bireysel bir ibadetin ötesinde toplumsal bir seferberliktir. Ve bu seferberliği Anadolu’nun her karışında hissedersiniz. Tatlılar, Maraş’a özgü yöresel Ramazan yemekleri.. Ramazan Sokağı ismiyle açılan bölgelerde etkinlikler ve çocukların dünyasına hitap eden programlarla bir başkadır Ramazan ayı.
Bu iklimde müziğin ve ilahilerin özel bir yeri vardır. “Kâbe’de hacılar hu der Allah” dizeleriyle bilinen ilahinin yeniden gündeme gelişi de bu bağlamda okunmalı. Özellikle Celal Karatüre ve arkadaşlarının yorumu, eseri sadece nostaljik bir ezgi olmaktan çıkarıp yeni kuşakların diline dolanan canlı bir ifadeye dönüştürdü. Sosyal medyada yayılması bir yana, okul bahçelerinde, teneffüslerde çocukların bu ilahiye eşlik etmesi bize........
