We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İslamın Dili ve İslama nefret kusan karikatürcü

4 3 87
11.08.2021

El yazmalarını karıştırırken birinde şu öykücükle karşılaştım:

“Rivayet olunur ki, bir gün Hazret-i İsa aleyhisselam seyahat eder iken bir mekabiristana uğradı. Gördü ki, kabir ehlinden biri azab-ı kabre uğramış. Şöyle kim (ki), kabir ateş ile memlû(dolu) olmuş. Hazret-i İsa aleyhisselam ayıttı (dedi):

“Yarabbi,azab-ı kabre bâis olan a'mâlden sana sığınırım.”

deyüp gitti. Müddet-i medîdden(uzun süreden) sonra Hazret-i İsa aleyhisselam gene ol mekabiristana uğradı. Görse (gördü) ki, ol sâhib-i kabir muazzeb iken rahmetullaha gark olmuş. Hazret-i İsa aleyhisselam bu hali görüp müteaccib oldu (şaşırdı). Dedi ki:

“Yarabbi, bu ne sırdır.”

Hitâb-ı izzet-müstetâb(Yüce Allah’tan cevap) geldi ki:

“Yâ İsa, sen dua eyle, ben ihyâ ederim.”

Hazret-i İsa aleyhisselam dua eyledi; filhal(o anda) sâhib-i kabir dirildi. Görse (gördü) ki bir civan yiği[t]tir. Hazret-i İsa aleyhisselam ayıtdı (dedi):

“Ey kişi, ahvâl-i mâfi'l-bâlinden (gönlünün içindeki halden) haber ver.”

Ol kişi ayıttı (dedi):

“Ya Ruhullah! Ben gâyet cürüm [ve] isyan deryasına müstağrak idim. Dünyada asla hayır içinde olmadım. Çünki“külli nefsünzâikatü’l-mevt” şarabını içtim (içtiğimde), hatunum hâmile idi. Ol hatundan bir oğlum doğdu. Dört........

© Yazar Gazetesi


Get it on Google Play