We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kadın işsizliğinin gizlenen boyutu

7 13 7
19.12.2018

TÜİK dün Türkiye’de son işsizlik verilerini açıkladı. Resmi kayıtlara göre son 1,5 yılın en yüksek oranını yaşıyoruz: Genç işsizlik !,6 oranında, kadın işsizliği ise ,3 oranında tespit edilmiş. Bu hali bile yeterince vahim ama daha önemli bir gerçek var: Bu oranlar gerçeği yansıtmıyor, özellikle kadın işsizliği konusunda ağır bir hak ihlalini gizliyor. Kadınların gasp edilen çalışma hakkına kavuşması için, bizden gizlenen gerçeği açığa çıkarmamız şart. Aslına bakarsanız Türkiyeli kadınların halen en büyük sorunu olan şiddet ile mücadele için de bu şart; çünkü şiddet milyonlarca kadının ekonomik olarak güçsüzleştirilip erkeğin parasına muhtaç hale getirildiği bir zeminde çok kolay gerçekleşiyor. Temelinde eşitsizlik olan şiddet ve diğer ana sorunlarımız iç içe geçen birbirini döndüren çarklar gibi birlikte işliyor, birbirinden besleniyor.

Gündemimizde kadın cinayetleri başta olmak üzere şiddetin değişen boyutları ister istemez öne geçiyor, evet. Önce öldürülmemek; sağ kalmak için mücadele etmek durumunda kalıyoruz. Yaşadığımız şiddetin nasıl öne çıkan bir toplumsal sorun olduğunu göstermeye her gün yaşadığımız somut olaylar yeter ama araştırmalara dayalı veriler de var: Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl tekrarladığı “Toplumsal Cinsiyet Algısı Araştırması” (1) kadınların yaşadığı en büyük sorunları:
— Şiddet
— İşsizlik
— Eğitimsizlik olarak bulguluyor.

Kadınların maruz bırakıldığı şiddetin ağır boyutu resmî verilerle de doğrulanıyor. Bölgelere göre değişen oranlarda olmakla birlikte ülkemizde kadınların en az üçte biri; yani toplam kadın nüfusunun 0-40 bandındaki oranı, hayatının bir döneminde fiziksel, cinsel, ekonomik ya da duygusal şiddet biçimlerinden birine maruz bırakılıyor(2).

Şiddetin Çözümü Kadınların Güçlenmesidir
Oysa çözüm mümkün; en güvenilir mücadele kılavuzu olan İstanbul Sözleşmesi bize bu yolu gösteriyor. Sözleşmenin her biri hayati önemde çok sayıda maddesi var; hiçbir konuyu belirsiz bırakmayıp somut yetkililere somut görevler vermesi önemli. Sözleşme şiddetin tarihsel ve çok katmanlı bir sorun olduğunu ve kökeninde başta ekonomik eşitsizliğimiz olmak üzere, eşitsizlik yattığının bilinciyle imzacı devletlere dört temelde net görevler veriyor:

1. Önleme: Önce şiddetin zor ortaya çıktığı bir toplum yaratın yani kadınlar için eşitliği sağlayın diyor. Burada ekonomik, siyasal, eğitim her alanda eşitliği kastediyor.
2. Koruma: Bir kadın şiddet tehdidi altında ise etkin biçimde onu koruyun.
3. Kovuşturma: Devlet koruma görevini yeterli yerine getirmedi ve bir kadın zarar gördüyse hiç değilse bu aşamadan sonra zararı tazmin edin, cezasız bırakmayın, onarıcı adaleti sağlayın diyor.
4. Son olarak ise bunları yapsanız da yetmez, kadınları geleceğe dönük güçlendirme politikanızı somut olarak gösterin diyor. Bu noktanın üzerinde duralım. Çünkü kadınların özellikle ekonomik olarak güçsüzleşmesi, hem diğer şiddet biçimlerinin devamını sağlıyor hem de kendisi ağır bir........

© Yarın Haber