We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kadın Cinayetlerinin Gizlenen Boyutu

3 19 1
28.03.2022

İnsanlık tarihinde neredeyse hukuk keşfedildiğinden bu yana yaşam hakkı ihlalinin en ağır fiziksel şiddet türü ve en ağır hak ihlali olduğunu kabul ediyoruz. Öldürme ya da ölüme sebebiyet vermenin cezası hukuken de ağır, etik olarak da taşınması zor ağır bir yük… Hayatını kaybeden kişiyi geri getirmeyen ama en azından yakınlarının acısını hafifletebilecek tek şey, suçun cezasız kalmaması, adaletin sağlanması oluyor. Öte yandan gerekli cezanın uygulanması, bu ağır suçu işleyen failler eğer bir vicdan yükü taşıyorlarsa, bu zor yükü belki biraz hafifletecek tek çare. Yani olması gereken şey; “adaletin” bir kuru kavram değil, bir işleyiş biçimi olması da ancak böyle gerçekleşiyor. Ama bugün Türkiye’de ne öldürülen kadınlar ve yakınları adalete kavuşuyor, ne kadın katilleri en ufak bir vicdan yükü taşıyor, ne de devlet adaleti sağlama görevini yerine getiriyor…

Son dönemde kadınlara karşı işlenmiş suçlarda, hemen her gün yeni bir cezasızlık haberiyle karşılaşıyoruz. Tam da iktidarın bu suçlarda cezada ağırlaştırma getireceğini vadettiği yeni yargı paketinin gündemde olduğu bir zamanda yaşanan bu durum tutarsız olmakla birlikte, yargı paketinin kendisinde de “kravat indirimine” son verilirken “pişmanlık indirimi” adı altında aynı cezasızlığı devam ettirme eğilimini, aynı cezasızlık politikasını görüyoruz. Durumun diğer bir örneği de; bu yeni paket hazırlanırken yararlandıkları “TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu”.

Raporun böyle uzun bir başlığı olduğu gibi, kendisi de neredeyse 1000 sayfa… Şiddet tüm yönleriyle araştırılmaya da çalışılmış doğruya doğru… Örneğin kadın cinayetlerine “ femicide” kavramsallaştırmasını da kullanarak özel bir bölümde yer verilmesi, 6284’ün uygulanmasındaki yaşanan somut sorunlar ve çözüm önerilerinin yer alması olması gereken olumlu yönleri. Ve fakat satır aralarında söyledikleri ve hiç söylemedikleriyle öyle bir metin örneği var ki karşımızda; bin sayfa yazılmış ama boşuna dedirtiyor. Hakikaten verilen emeğe yazık; etken maddesi olmayan bir aşı gibi ya da ekmeği un yerine çimentoyla yapmak ve sonucunda herkesin aç kalması gibi. Esas mesele; şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonucu olması gerçeği yine örtülmeye çalışılıyor.........

© Yarın Haber


Get it on Google Play