We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Femonasyonalizm” ve Enternasyonalizm

1 23 0
08.05.2022

Son zamanda “Şimdi orada olmak vardı…” dedirten yer neresiydi diye sorsanız, hiç tereddütsüz 28 Nisan’daki Danıştay’ta İstanbul Sözleşmesi’ni savunma davası derim.

Türkiye’nin bir hukuk devleti olabileceğine dair umudun ayağa kalktığı o anlar, hiç şüphesiz tarihseldi. O salonu dolduran, binbir emekle duruşmaya hazırlanan tüm kadınlara teşekkürler ve tebrikler… Ankara’nın soğuk yüzlü, renksiz bir devlet binasını capcanlı bir mücadele arenasına çeviren, oraya yaşamı getiren kadınlara bütün bir ülkenin de teşekkür borcu var. Kadınlar, son yıllarda ülkenin en canlı toplumsal mücadelesini veriyor. O cansız salonlar, yıllardır süren yaşam hakkı mücadelesinden gelen nefes ile canlanıyor. Bu bir mecaz değil gerçek; Türkiye’de rejimin demokrasiden uzaklaşması ile kadın hak ve özgürlüklerine baskı ikili bir sistem gibi işledi. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme sürecinde, bu adımın bir köşe taşı olacağı ve diğer anayasal hak ihlallerinin önünü açacağı boşa söylenmedi. Ardından gelen bütün gelişmeler bu öngörümüzü doğruladığı gibi, geldiğimiz noktada Danıştay davaları da tam bir anayasa aynası oldu.

Duruşma salonunda dile getirilen, çok yönlü hukuki ve politik kanıtların tümünü bu yazıda ele almak mümkün değil. Gerekli de değil; kanıt niteliğindeki bu konuşmalar sosyal medyada çokça paylaşıldı. Özellikle Eşitlik İçin Kadın Platformu (@esik_platform) çok sistemli bir bilgilendirmeyi yaptı, ellerine sağlık. Ayrıca kadınların sözü bitmiş de değil, her gün her saat şiddet gördüğümüz için her gün her saat söyleyecek sözümüz var. Ve daha önümüzde yeni davalarımız var. Kadınların kendini ifade edebilmek, kendi hayatına karar verebilmek için ölümü göze aldığı bu ülkede kendimizi ifade etmeye ve fikirlerimizi söylemeye ve mücadeleye devam edeceğiz.

Ancak İstanbul Sözleşmesi ile ilgili Danıştay’a açılan davaların birçok önemli yönü olmasına karşın, en derinde temel bir işlevi var: kadınlar bu ülkede rejime ayna tutuyor. Bu rejim kadınlar üzerinden kendini kurmayı deniyor ve geldiğimiz noktada bir bumerang gibi kadınlar da onun yüzünü tam olarak açığa çıkarıyor, bunu anlatmak istiyorum.

Bilindiği üzere Danıştay, uluslararası bir sözleşmeden cumhurbaşkanı kararnamesi ile imza........

© Yarın Haber


Get it on Google Play