menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mumyanın gazabı

6 1
yesterday

İsmet Hergünşen yazdı…

Mumya filmleri yalnızca korku ya da macera anlatmaz.

Asıl hikaye, gömülmesi gerektiği düşünülen bir geçmişin, zamanı geldiğinde yeniden ortaya çıkmasıdır.

Mezarı açılan her mumya bugüne şunu hatırlatır:

Binlerce yıllık geçmişi, yüzlerce efsanesi, tanrıları ve lanetleriyle Antik Mısır bu yüzden sinemanın vazgeçilmezidir. Çünkü mumya, aslında geçmişin ta kendisidir; sarılıdır, bastırılmıştır ama yok edilmemiştir.

Geçtiğimiz yıl İran’da bulunan bir mumya tam olarak bunu hatırlattı.

Tahran’ın güneyindeki Rey kentinde ortaya çıkarılan mumyanın, 1925’ten 1979’daki İran İslam Devrimi’ne kadar ülkeyi yöneten Pehlevi Hanedanı’nın kurucusu Rıza Şah’a ait olabileceği iddiası gündeme geldi. Bu iddia, Rıza Şah’ın torunu tarafından da kabul edildi.

Fiziksel bir bedenin ortaya çıkışı, aslında çoktan gömüldüğü sanılan bir dönemi yeniden tartışmaya açtı.

Rıza Şah’ın naaşı, ölümünün ardından Mısır’da mumyalanmış, uzun yıllar Kahire’deki Rıfai Camii’nde muhafaza edilmişti.

1950’de İran’a getirilen mumya, Şah Rıza’nın mozolesinde saklandı. Ancak 1979 Devrimi’nden sonra Ayetullah Humeyni’nin onayıyla........

© Veryansın TV