Cumhuriyetin çelik kolu

İsmet Hergünşen yazdı…

Demiryolları yalnızca bir ulaşım sistemi değil, Cumhuriyet’in kalkınma iradesinin simgesidir. Peki bugün bu mirasa aynı bilinçle sahip çıkabiliyor muyuz?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma hamlesini başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk için Onuncu Yıl Marşı yalnızca bir marş değil, bir vizyon metniydi.

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;

On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.

Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan; Demir ağlarla ördük Ana yurdu dört baştan.

Türk’üz Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi, Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

“Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan” dizesi, genç Cumhuriyet’in en somut hedeflerinden birini ifade ediyordu.

İstiklal Harbi’nin yorgunluğunu henüz üzerinden atamamış, yoksul ve imkansızlıklarla çevrili bir ulus; kısa sürede binlerce kilometrelik demiryolu inşa etti.

Anadolu’nun dört bir yanına uzanan raylar yalnızca çelikten ibaret değildi.

Onlar; inancın, azmin ve millî ülkünün sembolüydü. Demiryolu o yıllarda devletin damarları, ekonominin can suyu ve birliğin harcıydı.

Aradan geçen yaklaşık bir asırda demiryollarının işlevi ve algısı değişti.

Ulaştırma araçları arasında trenler, günümüzde ekonomik ve güvenli yapısıyla önemli........

© Veryansın TV