We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kuzey kutbunda eriyen buzların jeopolitiğe etkisi

83 72 24
28.02.2021

“Kuzey Buz Denizi” yani “Arktik Okyanusu’’, 21’inci yüzyılın en ciddi hegemonik çatışma alanlarından birisine dönüştü. Gerek çok zengin deniz dibi ve canlı kaynaklara sahipliği gerekse eriyen buzlar nedeni ile dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 75'ini birbirine bağlama potansiyelinin varlığı bölgeyi büyük güçler mücadele alanının merkezine yerleştiriyor. Çin’in geçen sene kendisini Arktik’e yakın (near Arktik) ülke olarak tanımlaması ve Rusya ile birlikte pek çok yüksek değerli enerji yatırımına ortak olması jeopolitik bilek güreşini daha da karmaşıklaştırıyor. Sadece geçen iki hafta içinde bölgede yaşananlar bu tespitin somut olguları arasında.

ABD ve Rusya arasında Baltık Cumhuriyetleri ile Karadeniz’de Ukrayna ve Gürcistan üzerinden devam eden yeni soğuk savaşın sıcak cepheleri Karadeniz, Kırım, Donbass (Doğu Ukrayna), Beyaz Rusya ve Transdinyester (Moldova) olarak görünse de artık bu alanlara Norveç üzerinden Arktik Bölgesinin fiilen eklendiğini söyleyebiliriz. Yeni cephenin odak noktası Norveç. Biden’in bir nevi savaş kabinesi ile toparlanma hamlesine giren ve saldırganlık dozunu artıran ABD’nin sadık hizmetkarı NATO’nun Arktik’teki öncü kalesinin Norveç olduğunu söylemeye gerek yok. Arktik Daire (66°33’N enlemi) kuzeyinde daimî askeri karargâhı olan tek NATO ülkesi olarak Norveç, yeni gelişen Arktik jeopolitiği nedeniyle en önemli güvenlik ve savunma önceliğini bu bölgedeki çıkarlarının korunmasına veriyor. NATO da Norveç’in bu durumunu, Rusya’ya karşı koç başı olarak kullanıyor, onu ABD’nin bu bölgedeki çıkarları için öne sürüyor. Dünyanın en sakin, en zengin ve müreffeh ülkeleri arasındaki Norveç artık her an için askeri teyakkuz ve hazırlık durumunu yüksek tutma durumunda kalan riskli ülkeler sınıfına dahil oldu. Geçen hafta Amerikan stratejik B1B stratejik bombardıman uçakları kalıcı olarak 300 Amerikalı askeri personel ile Orland Hava Üssünde konuşlandı. Bu gelişmeler üzerine Rus Tupolev 160 bombardıman uçakları Norveç hava sahası yakınlarında tatbikat yaparken, Rusya yayınladığı Navtex ile Barents Denizinde 22 ve 25 derece doğu boylamları arasında atışlı tatbikat yaptı. Bu deniz alanı Norveç - Rusya ilişkilerinde soğuk savaşta bile sakin tutulan bir alandı. Geçen hafta ayrıca 22 Şubat 2021 günü Norveç, ABD, Alman ve Kanada savaş gemileri ile bölgede NATO’nun Dynamic Guard Tatbikatı başladı. Tatbikatta B1B bombardıman uçakları da katıldı. Kısacası Arktik cephede kalıcı bir kriz başladı. Ancak bu krizde durum üstünlüğü Rusya’da.

Bu küçük okyanusun ’i sahildarların Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) iken, ’lik kısmı açık deniz statüsündedir. Kıyılarının e’i (24 000 km) Rusya Federasyonu’na ait olduğundan, deniz dibindeki enerji rezervlerinin büyük çoğunluğu da Rusya Federasyonu’na ait. Rus Donanması’nın g’sinin Kuzey Donanmasına ait olması ve Kuzey Donanması ana üssünün bu bölgede olması, Rusya’ya büyük stratejik avantaj sunuyor. Dünyada nükleer buz kıran gemilerine sahip olan tek ülke Rusya. Bölgede 8’i nükleer 11 büyük tonajlı buz kıran gemi/römorköre sahipliği, iki adet buz kıran gemisi olan ABD’ye karşı, Ruslara avantaj sunuyor. Diğer yandan 2014 Aralık ayında Putin tarafından ilan edilen yeni askeri doktrin gereğince bölgede pek çok yeni tedbir aldılar. Doktrin, ilk kez Arktik Bölgesini Rus etki alanı olarak tanımlıyordu. Son yedi yıl içinde Rusya’nın ön bahçesi sayılacak bölgede önce Arktik Komutanlığı kuruldu. Kola Yarımadası'nın kuzeyinden Franz Joseph Land'e ve doğuda Wrangel Adası'na uzanan bir dizi modern üs zinciri oluşturdu. Rusya Arktik bölgede arama kurtarma amaçlı olduğunu deklare ettiği kabaca 4 km uzunluğunda piste sahip büyük bir havaalanı inşa etti. Hava üsleri geliştirilip, erken uyarı radarları ve dinleme sistemleri modernize edilirken, görevli uçak sayısı artırıldı. Ayrıca Murmansk ve Yamal bölgelerinde 6000 kişilik acil müdahale gücü kuruldu. 2018 Eylül ayında Rusya, Severomorsk üssü kaynaklı Arktik deniz karakollarına başladı. Artık bu sularda sürekli savaş gemisi bulunduruyor. Bu gelişmeler ABD’yi hareketlendiriyor. Bu gelişmeler paralelinde ABD Donanma Bakanı Spencer 19 Nisan 2018 ‘de Senato Silahlı Kuvvetler Komitesine verdiği brifingde gelecek çatışma alanının Arktik olacağını belirtiyordu.

Bu ve benzer gelişmeler büyük güçler mücadelesi döneminde ABD tarafını alarma geçirdi. Ancak ABD’nin oldukça geç kaldığını söylememiz mümkün. Bu alanda Rusya Federasyonu dışında ABD, Kanada, Norveç ve Danimarka’nın kıyısı var. Ancak Arktik Konsey’de bu beş sahildar dışında İsveç, Finlandiya ve İzlanda da temsil ediliyor. Sekiz ülkenin dördü NATO üyesi. İsveç de NATO üyelerinden öte Rusya’ya karşı hasmane tutum içinde. Diğer yandan bölge Baltık, Doğu Avrupa ve Karadeniz’de kendisine karşı uygulanacak bir kışkırtmaya karşı Rusya’ya çok esnek ve etkili müdahale olanakları sağlıyor. Zira gerek coğrafyası gerekse kuvvet ve komuta yapısı Atlantik cepheden kat be kat önde. ABD ve müttefikleri soğuk savaş sonrası denizde hızla küçülmenin bedelini ödemeye devam ediyorlar. Gerek buzkıran gemisi sayısı gerekse kış şartlarında harbe hazır birlik sayısında geriler. Ayrıca denizaltı harbi ile hipersonik gemiye........

© Veryansın TV


Get it on Google Play