We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Alooo! 'Genel Merkez' sesim geliyor mu? Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden saçma bir açıklama

28 15 24
23.01.2021

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi’nin sosyal medya hesabındani akıllara ziyan bir açıklama yapıldı. Açıklama baştan sona kadar –en kibar tabiri kullanıyorum- bir saçmalıktan ibaret.

“Önemle” yapılan açıklamanın sahibi “Genel Merkez”, açıklamaya göre adını aldığı Pir Sultan’dan tamamen ayrışıyor. Yani Pir Sultan ne demişse “Genel Merkez” tam tersini söylüyor.

Yapılan açıklamaya göre sırasıyla gidelim.

Açıklamanın açılışı asimilasyona vurguyla başlamış. “Örgütlülüğümüzün asıl amaçlarının başında asimilasyon'a karşı mücadele gelmektedir” cümlesiyle başlayan açıklamaya göre, Alevilik “eğitimden, giyim kuşama, kadın ve çocukların yaşam alanlarına” kadar bir saldırı altındadır. Asimilasyonu yapanlar ise başta Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) ve Diyanet’in devşirdiği “yol düşkünleri”dir.

Bu iddia baştan sona zırvadır. Bir kere DİB’in Alevi toplumu nezdinde bir kıymeti yoktur. Alevi toplumu için DİB, çaycısı bile Alevi olmayan bir kurumdan ibarettir. Bu nedenle Alevi toplumu üzerinde bir etkisinden söz edilemez. Zaten DİB’in de Alevi toplumuna yönelik bir çalışması yoktur. Olsa bile, bu ancak boşa kürek sallamak olur. DİB’in devşirdiği kişi de yoktur Alevi toplumunda. Hele ki, bu kişiler üzerinden bir asimilasyon siyaseti yürütüldüğü tamamen boş bir iddiadır.

“Genel Merkez”, kimlerin DİB eliyle devşirildiğini ve nasıl bir asimilasyon çalışması yürütüldüğünü isim isim belgeleriyle açıklamalıdır. Aleviliğe ihanetle itham ettikleri ve “Yol düşkünü” diyerek itibar suikastında bulundukları kişileri deşifre etmek, artık üstlerine düşen bir sorumluluktur. Bunu yapmadıklarında müfteri durumunda kalacaklarını bilmeleri gerekir.

Öte yandan Aleviliğin asimilesi ancak iki şekilde olur. Birincisi kurumlarını (ocak sistemi, musahiplik vb.) yok etmek, ikincisi ise Dört Kapı Kırk Makam eğitim müfredatının içini boşaltmak. Kurumları ve eğitim müfredatı ayakta olan bir Aleviliği kimse asimile edemez.

Derneğin adını aldığı Pir Sultan, yıllık görgüyü anlattığı bir şiirinde ocakların önemini şöyle vurguluyor:

“Ocak oğlu ocağından gelince

Günahlının günahını sorunca

Evliya buyruğun doğru sürünce

Kalktı birkaç kişi görünmez oldu”ii

Pir Sultan, Dört Kapı Kırk Makam ile musahipliği konu edindiği bir dörtlüğündeyse şöyle diyor:

“Gaziler sözümüz rızasız soru

Müminler bu yola koymuyor zoru

Musahip kavline girmeyen körü

Dört Kapı Kırk Makam gördüremezsin”iii

Açıklamaya cenaze namazıyla devam edilmiş. “Genel Merkez” adına yapılan açıklamaya göre, “Alevi olarak yaşayanların cenazeleri Sünni olarak kaldırılmakta”, Engin Nurşani'nin cenazesinde olduğu gibi bunun uygulanmadığı erkânlara ise saldırılmaktadır.

Birincisi, Engin Nurşani’nin cenaze namazı kılınmış, daha sonra birkaç türkücü cenazenin başında saz çalmıştır. Nurşani’nin cenazesinde tepki gösterilen konu, türkücülerin saz çalmasıdır.

İkincisi, cenaze namazı Aleviliğe sonradan eklenmiş bir asimilasyon aracı değildir. Asıl uydurma olan, Aleviliği asimile eden türkücülerin cenazenin başında saz çalmasıdır. Alevilikte böyle bir uygulama yoktur ve geçmişte de olmamıştır. Bu uygulama Hünkâr Vakfı Başkanı Veliyettin H. Ulusoy ile ABF Başkanı Hüseyin Güzelgül’ün başında bulunan bir ekibin uydurmasıdır.iv

Bilmeyenler için tekrar edelim. Alevilikte cenaze işlemleri iki aşamalıdır. Birincisi şeriat kapısına göre, ikincisi ise tarikat kapısına göre yapılır. Şeriat kapısında cenaze namazı kılınır, tarikat kapısında dardan indirme erkânı uygulanır. Pir Sultan, bu gerçeği şöyle dile getiriyor:

“Pir Sultan Abdal’ım özümüz darda

Seni sakınırım ağyar nazarda

Çıkmadık can kazılmadık mezarda

Cenaze namazın kılsın da gelsin”v

Açıklama aslında cenaze namazına karşı kaleme alınmış ve derneğe bağlı birimlere bir talimat olarak gönderilmiş. “Genel........

© Veryansın TV


Get it on Google Play