We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Alevilik, Şamanizm'in devamı mıdır?

22 14 3
21.02.2021

Şahtv konuşmaları-4

Aziz dostlar!

Hepinizi aşk-ı niyazlarımla selamlıyorum. Bugün sizlerle Alevilik ve eski Türk dini arasındaki, Gök Tanrı inancı arasındaki ilişki ve bağları anlatmaya gayret edeceğiz.

Sevgili dostlar, konuya girmeden önce bu araştırmaların tarihinden kısaca bahsetmek istiyorum. Alevilikle eski Türk dini arasındaki çalışmalar özellikle 1900’lü yılların başından itibaren başlamıştır. Bunun da temel sebebi misyonerlerin, Avrupalı seyyahların, Avrupalı maceracıların Aleviler hakkında tutmuş oldukları raporlardır. Çünkü bu raporlarda Aleviler, Sünnilik dışı oldukları için eski Hıristiyan toplulukların bir devamı olarak lanse edilmiş ve misyonerlik çalışmaları Alevilerin üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Dolayısıyla dönemin Türk aydınları da bundan endişe duymuşlar ve Alevilikle ilgili çalışmaya başlamışlar, Aleviliği Şamanizm’in, Gök Tanrı inancının, eski Türk inançlarının bir devamı olarak kabul etmişlerdir. Bunu destekleyici yönde bazı cılız araştırmalar yapmışlardır. O dönemde açıkçası güçlü araştırmalar yapılmamış, ancak birkaç kişi bu konuyla uğraşmıştır. Fakat bu bir gelenek haline gelmiş, daha sonra Türk akademisinde özellikle Cumhuriyet’ten sonra bu bakış açısı ağırlık ve yoğunluk kazanmıştır. Bu güdülenme ile birlikte Aleviliğin, eski Türk inançlarının bir devamı olduğu ifade edilmiş ve bu konuda ne yazık ki bugün abartılı bir noktaya gelinmiştir. İş artık şirazesinden çıkmış durumdadır. Bugün bu konu hakkında konuşacağız.

Sevgili dostlar!

Alevilik ile eski Türk inançları arasındaki bağlantıları üç kategoride değerlendirmemiz lazımdır. Bunlardan bir tanesi inanç hususudur yani inanç ve itikat meselesi olan konulardır. Bu başlık, evrensel İslami inançları kapsar. İkincisi İslami forma sokulan yani hem Gök Tanrı inancında olan hem Alevilikte olan fakat Aleviler tarafından İslami forma sokulan inançlardır. Üçüncüsü ise kültürel özelliklerdir.

Öncelikle inanç bahsine bakalım. İslam inancı açısından Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin insanlara tebliğ etmiş olduğu din aynıdır. Bu bakımdan dinin esasları değişmez. Alevilikle eski Türk inancı arasındaki kimi benzerlikleri İslamiyet temelinde ele almak lazımdır. Yani örnek veriyorum, tek tanrı inancı hem eski Türklerde var, hem İslamiyet’te var, hem de Alevilerde var. Bu tarz inanışları, bu tür inanışları inanç ve itikat alanında ele alıp Hz. Adem’den Hz. Peygamber’e kadar indirilen o silsile içerisinde ele almak lazımdır. Bunun gibi Kuran-ı Kerim’de geçen Hz. Adem’le Hz. Havva’nın yaratılışı yine eski Türk inanışlarında Törünbey ve Ece adı altında birbirine çok yakın anlatımlarla mevcuttur. Aleviler de Hz. Adem ile Hz. Havva’ya inanırlar.

Hatta Kaygusuz Abdal’ın eserlerinden bir tanesinde, Adem’le Havva cennette Türkçe konuşurlar. O dönem için çok doğaldır bu anlatı. Çünkü o dönem Arap kültürü çok baskın, çok hâkimdi; Hz. Adem’le Hz. Havva’nın Arap olduğu iddia ediliyordu. Cennette Arapça konuştukları söyleniyor, Arapçanın cennet dili olduğu, tüm dillerden üstün ifade olduğu ediliyordu. Bugün de hâlâ Arap müellifler tarafından dile getiriliyor bu tür iddialar. O dönemde Türk bilinci olan, Türklük bilinci olan kitleler de Türkçeyi ön plana........

© Veryansın TV


Get it on Google Play