Gerçekte ne oluyor?

Ahmet Müfit yazdı…

Barış ve kardeşlik ve demokrasi gibi süslü laflarla kurulan meclis açılım komisyonunun, CHP’nin katılmama kararı sonrasında, eksik/kısmi temsille gerçekleştirdiği Öcalan/İmralı ziyaretinde konuşulanların, terörist Öcalan’ın, özellikle PYD ve Türkiye’nin, gelecekteki yönetim yapısı üzerine “merakla beklenen”, seyahat öncesi yapılan açıklamalarda büyük önem atfedilen görüş ve açıklamalarının, bırakın toplumun genelini, diğer komisyon üyelerine dahi kısaltılarak/sansürlenerek sunulması sonrasında, komisyonda CHP’li üyeler kaynaklı olarak, görünüşte büyük tartışmalar yaşanmış.

Yaşanmış yaşanmasına ancak, CHP’liler dahil, hiçbir komisyon üyesi de, olur mu böyle şey diyerek kalkıp da masayı terk etmemiş. CHP’nin kim olduğunu, neyi savunduğunu herkesin bildiği milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararına ilişkin konuşurken, “Gerçekten de bizim çok önem verdiğimiz bir süreçle ilgili komisyonun tartışmasını buraya taşımak asgari nezakete aykırıdır. Sen kendi içimizde ne yaşadığımızı biliyor musun” diyerek açıkça ifade ettiği gibi, CHP tabanının fikrine isteğine aykırı olarak orada oturdukları ve oturmaya devam edeceklerini söylemiş olmasıyla uyumlu/tutarlı şekilde, uslu uslu masada oturmaya devam etmiş durumda. Komisyona da başkanlık eden Meclis Başkanı Kurtulmuş’a göre böylece, komisyon çalışmalarının bilgilenme kısmı bitmiş, rapor yazma aşamasına geçilmiş. Yani, CHP’li komisyon üyelerinin ve CHP Genel Başkanı Özel’in vay, olur mu öyle şey, vb. gibi, tribünlere yönelik olduğu anlaşılan çıkışlarının arkasında, sürecin kalınan yerden devam ettirilmesine, sessizce karar verilmiş. Yani sözde yaşanan tartışmaların öze yani gidilen tehlikeli yoldan dönülmesine yönelik herhangi bir olumlu etkisi olmamış. Öcalan’ın önderliği ve katkılarıyla kurulacak, 29 Ekim 1923’de kurulan “eskisinin yanlışlarından arındırılmış” yeni Cumhuriyetin inşasına giden yola, kalınan yerden devam kararı alınmış.

Bu durum, ülkenin geleceğinin tartışıldığı bir ortamda, istisnasız herkesin sorup, yanıtını araması gereken sorunun ne olduğunu da net olarak ortaya koyuyor. Peki de ne konuşuldu, PKK ve Öcalan, gerçekte ne, nasıl bir Türkiye ya da ne tür tavizler istiyor.

Gerek Meclis........

© Veryansın TV