Enflasyonla mücadele: Vatandaştan alıp, para satıcılarına vermek! |
Ahmet Müfit yazdı…
Bu yazıda ele alacağım konu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Hükümetin enflasyon hedefleri/tahminleri ile vatandaşın, bizatihi TCMB tarafından derlenip yayınlanan beklenti ve tahminler arasındaki fark ya da uçurum ile bu uçurumun ne anlama geldiği.
Bu noktada öncelikle belirtmem gereken şey ise beklenti anketi adı altında derlenip yayınlanan şeylerin, istatistiki bir gerçekliği değil, Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı, daha doğrusu bir bütün olarak siyasi iktidar tarafından, ekonominin geleceğine ilişkin ortaya koyduğu hedefler/projeksiyonları daha da doğrusu yönlendirmelerin, “muhataplar” nezdinde inanılırlığını yani nasıl algılandığını gösterdiği.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanan, ismi dahi İngilizceden Türkçeye uydurma -gerçi uymuyor ama TCMB, uysa da, uymasa da rapor adı olarak bu garip dilde ısrar ediyor- “Sektörel Enflasyon Beklentileri Raporuna” göre, Aralık ayında 12 ay sonrası yani 2026 Aralık ayı sonuna kadar olan dönem için yıllık enflasyon beklentileri “sektörler bazında”, piyasa katılımcıları için yüzde 23,35, reel sektör için yüzde 34,80, sıradan vatandaş içinse yüzde 50,90 olmuş. Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen vatandaşın oranı ise bir önceki aya göre 0,30 puan azalarak yüzde 24,53 seviyesinde gerçekleşmiş yani vatandaşların yüzde 75’i, Maliye Bakanı ve Merkez Bankası Başkanından farklı olarak önümüzdeki yıl da enflasyonun düşmeyeceğini, artmasını beklediğini ifade etmiş.
Yılın son enflasyon raporunun sunumunu (7 Kasım 2025) İstanbul’da gerçekleştiren TCMB Başkanı Fatih Karahan, yıl sonu enflasyon ara hedeflerini 2025 için yüzde 24, 2026 için yüzde 16 ve 2027 için de yüzde 9 seviyesinde “bıraktıklarını”, ancak enflasyonun 2025 yıl sonunda yüzde 31-33 aralığında gerçekleşmesini beklediklerini, 2026 için yüzde 16, 2027 için ise yüzde 9 seviyesinde bir enflasyonu hedeflediklerini ifade etti. Gelelim........