SESSİZCE EKSİLEN ÇINARLAR, ARTAN SORUMLULUKLARIMIZ
Değerli okuyucularım, hepinize dua ve selamla yazıma başlıyorum.Bir zamanlar yokluğun, zorluğun ve sabrın en ağır imtihanlarından geçen o çınar misali yaşlılarımız… Hayatın kahrını omuzlamış, alın teriyle bugünleri inşa etmiş o güzel insanlar birer birer aramızdan ayrılıyor. Onların gidişi yalnızca bir insanın eksilişi değil; aynı zamanda hatıraların, tecrübelerin ve hikmetin de sessizce aramızdan çekilişidir.Oysa bizler, onların dualarıyla büyüdük. Bir lokmayı bölüşmeyi, sabretmeyi, şükretmeyi onların dizinin dibinde öğrendik. Bugün sahip olduğumuz imkânların temelinde, onların çektiği sıkıntılar ve gösterdiği dirayet vardır. Ne var ki modern dünyanın telaşı içinde çoğu zaman bu büyük hakikati unutuyor, yaşlılarımızın kıymetini yeterince idrak edemiyoruz.Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), yaşlılara hürmet konusunda bizlere eşsiz ölçüler sunmuştur. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurur:“Yaşlılara saygı göstermek, Allah’a olan saygının bir gereğidir.”Bu ifade, yaşlılara gösterilen hürmetin sadece toplumsal bir erdem değil, aynı zamanda ilahi bir sorumluluk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.Başka bir hadisinde ise şöyle buyurur:“Merhamet etmeyene merhamet edilmez. Küçüklerimize şefkat göstermeyen, büyüklerimize saygı duymayan bizden değildir.”Bu sözler, bir toplumun ayakta kalmasının temelinde sevgi, saygı ve merhametin bulunduğunu bizlere hatırlatmaktadır.Yaşlılar, geçmiş ile gelecek arasında kurulan en sağlam köprüdür. Onların anlattığı her hatıra aslında bir ders; her nasihat, hayatın özünden süzülen bir hikmettir. Ne var ki bizler çoğu zaman bu hikmet hazinesini yeterince dinlemiyor, onların sessizliğinde saklı olan derin anlamları kaçırıyoruz.O eski çınarlar ki; yokluk içinde kanaati, zorluk içinde metaneti, acı içinde sabrı öğrendiler. Onlar için hayat, sadece yaşamak değil; mücadele etmek, direnmek ve şükretmekti. Bugün bizim kolaylıkla ulaştığımız birçok nimetin ardında onların gözyaşı, emeği ve duası vardır.Ne acıdır ki sayıları her geçen gün azalıyor. Her kayıp, içimizde kapanmayan bir boşluk bırakıyor. Oysa henüz aramızdayken onların ellerini öpmek, gönüllerini almak, hayır dualarını almak en büyük kazançtır. Çünkü bir gün gelecek, roller değişecek; bugün dinleyen bizler, yarın anlatan olacağız.Unutulmamalıdır ki yaşlıya gösterilen hürmet, aslında insanın kendi geleceğine yaptığı bir yatırımdır. Zira biz de bir gün yaşlanacak, aynı saygıyı ve ilgiyi bekleyeceğiz. Bugün ektiğimiz merhamet tohumları, yarın karşımıza vefa olarak çıkacaktır.Geliniz; hayatta olan büyüklerimizin kıymetini bilelim. Onlara sadece bayramdan bayrama değil, her zaman gönlümüzü açalım. Sözlerini dinleyelim, hatıralarına ortak olalım, yalnızlıklarını paylaşalım. Çünkü onlar bizim geçmişimiz, biz ise onların geleceğiyiz.Ve unutmayalım:Bir gün bize de sıra gelecek… O gün geldiğinde nasıl hatırlanmak istiyorsak, bugün öyle davranalım.
