We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

KIZIL ELMA VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

19 4 7
17.01.2021

Benim yapmış olduğum okumalara göre 19. yüz yıla geldiğimiz de, milletlerin kendilerini koruyacak gücü yoksa, kendisini dahil ettiği veya dahil edildiği ideolojik daire çerçevesinde, dünyada olup bitenleri bir okuma biçimi geliştirdiler; sermaye merkezli okuma yapanlar Kapitalist, dünyayı sınıf merkezli okuma yapanlar Sosyalist, bizim medeniyetimiz ise dünyayı, Millet merkezli okumaya devam etmiştir.

Kapitalist okuma yapanlar, insanlar ne kadar tüketirse o kadar değerli gördüler. Sosyalist okuma yapanlar, insanlar ne kadar üretiyorsa ona göre değer biçtiler. Oysa Türk medeniyeti beş bin yıllık tarihi varlığı ve kölelik geleneği olmayan bir medeniyet olarak, insanı insan olduğu için değerli gören bir medeniyet olarak “İnsanı Yaşat ki Devlet Yasasın” anlayışını devam ettirmiştir. Ve bütün mazlum milletlere umut olmuştur. Dünyanın yaşadığı yeni kırılma dönemin de yine insanlığın bizim medeniyet değerlerimize ihtiyacı var. Yeniden kendi medeniyet kodlarımızla buluşturma ve insanlığı buluşturma zamanı.

Sömürünce değil paylaşınca daha mutlu olunacağını, bütün dünyaya yeniden göstermeliyiz. Bunu insanlık için yapmalıyız. Farklı kaynaklardan beslenen insanların, tarihsel, toplumsal ve siyasal olayları farklı okuma yapmaları ve farklı sonuçlar çıkarmaları kadar doğal bir şey olamaz. O nedenle bizim medeniyetimiz farklılıklar üzerinden değil, aynılıklar üzerinden toplumsal ve sosyolojik tanımlar yaptığını hatırlamalıyız. Diğer okumaların günümüz de sürdürülemez olduğu ortaya çıkmıştır. Bir anlamda, diğer okumaların, suya şekil ve renk verme gayretlerinin anlamsız olduğu, suyun arkasında bulunan rengi yansıtacağını, bulunduğu kabın şeklini alacağını biraz zor olsa da öğrenmek zorun da kaldılar. Bu öğrenme süreci biraz zor ve sıkıntılı olsa da, sınıfsal okuma yapanlar ideolojik kamplarından çıkmadan, millet kavramını kendi okumalarına ekleyerek yeni tanımlamalara gitmeye başlamıştır. Kısa süre sonra para merkezli okuma yapan Kapitalistlerin de yeni okuma yapmak zorun da kalacakları açıktır.

Bu gün fikri zeminlerde konuşulup tartışılsa da, halka açık zeminlerde paylaşılmayan, Ulusalcı – Küreselci, Doğucu – Batıcı gibi kamplar yerine, Türk milliyetçiliği fikriyatı başından itibaren, Millet merkezli bir okumasına devam ederek işe başlamış ve olup bitenleri, Milletler mücadelesi olarak okumuştur. Yani Türkiye ve Türk Milleti merkezli okumaya devam etmiştir. Ancak dünyanın içine girdiği zamanda olup bitenleri doğru okumaya, yeni yön eylem planları yapmaya ihtiyaç olduğu açıktır. Bu konuda, kendi medeniyetimizin kodları doğrultusunda, hepimiz fikri birikimimizi ortaya koymamız, farklı düşünceleri zenginlik olarak görmemiz ve çok çalışmamız gerekir

Şimdiye kadar Hegel'ci bakış açısıyla; tez-antitez-sentez anlayışı yerine, tam da bizim medeniyetimizin sahip olduğu an ve zaman içinde iki gerçekçiliğin olması gerektiği kabulünün yeniden düşünmeye ve düşündürmeye ihtiyaç vardır. Yani bu çoklu düşünme modelidir. Şimdi bizim medeniyetimizin zamanıdır.

Bu gün ve yarınlarda biz yeniden medeniyetimizle........

© Ülkücü Medya


Get it on Google Play