We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem

9 0 0
19.09.2021

Bu yazıyı yazma sebebim, büyük ihtimalle önümüzdeki yıl Mart- Nisan aylarında yaşanması muhtemel anayasa referandumudur.

Ülkemizde yaşanan en önemli problemlerin başında siyaset yapıcılarla halkın arasında yaşanan kopukluk bulunmaktadır. Bir taraftan Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi nedir, ne değildir, sorusunun cevabı Türk milletiyle yeterince paylaşılmadığı gibi, bir de muhalefetin dillendirdiği yine dünyada örnekleme yapılacak hiçbir misali olmayan “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem.” Ha-bire konuşuluyor, “ama biz anlamayız, seçilmişler yani siyasetçiler bizim adımıza karar verecekleri için başlıklardan öte içerik paylaşılmıyor.”

Allah için soruyorum; toplumun hiçbir kesimi tarafından içeriğine vakıf olunmayan, bu başlıklar üzerinden sorun tanımlaması yapmak, yine yönetim sorununa başka bilinmedik, şu ana kadar “halka anlatmadıkları çözüm önermesi” yapanlar, ellerini vicdanına koyup düşünmelidir.

Bir tarafta dünyada uygulanan başkanlık sitemine göre, ihtiyaç ve taleplerimiz doğrultusun da rasyonelleştirilmiş bir “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” öte yanda “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”

Oysa toplum kendi medeniyetinin yönetim tecrübelerinden süzülüp gelen, sistemin merkezinde Türk milletinin olduğu, insanlığın ortak değerlerinden beslenen, demokratik kavramlar üzerinden içselleştirdiği, nimeti ve külfeti her alanda eşit paylaşmayı becermiş, sivil iradeyi yansıtan bir Anayasa talebi, herkesin bildiği toplumsal talep haline almıştır.

Bu talebin sağlıklı bir biçimde hayata geçirebilmesi için her şeyden önce temsili demokrasiyi sağlıklı çalıştırmamız gerekir. (Benim fikrim, dünyada yaşanan dijital teknolojik değişime bağlı olarak gelişmiş Blokcahein teknolojisi doğrudan demokrasiye imkan sağlamıştır. Bu değişimin rejimler ve sosyal ilişkiler üzerindeki etkileri ayrıca konuşulmalıdır.) Artık temsili demokraside yapılacak değişiklikler bu gerçeği göz önüne alınarak yapılmalıdır.

Biz hâlâ, “her seçmenin oyu, vatandaşlığın gereği olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin neresinde oyunu kullanırsa eşit olmalı.” talebimizi duyuramadık. Ülkemiz büyükşehirlerimizin dışında bir Milletvekili adayı 8 ila 10 bin oyla seçilirken, aynı seçim Konya'dan aday olan başka milletvekili 113 bin oyla seçilmektedir. Böyle bir seçim sistemine kargalar bile güler. Ancak bunu bize temsili demokrasi diye sunuyorlar. Bu adaletsizliğe bir an önce son verilmelidir.

Belki içinizde demokraside erkler ayrılığı çok önemli, neden seçim sisteminden girdiniz diye sorabilir. Bunun cevabı halkın iradesi yasamaya yansımadan ne yürütme, ne de yargı sağlıklı inşa edilemez. Yasamanın en önemli kurumu olan Türkiye Büyük Millet Meclisi de ne sağlıklı yasa, ne de sağlıklı denetleme yapamaz.

Güçlendirilmiş sistemin en önemli özelliği, yürütmenin yani hükümetin parlamentodan çıkıyor olması mıdır? Bu durum hükümetin her aşamada parlamentoya ve onun güvenine muhtaç olduğu bir sistem ortaya çıkarmaktadır.

Yani yürütmenin yasama organı içinden çıktığı, yasama organına sorumlu olduğu, anayasal demokrasidir. Yasama ve yürütme ayrı, ayrı olması gerekirken iç içe geçmiştir. Bu durum çoğunluğun hükümet olduğu bir sistem olduğu için yasamanın yürütme üzerindeki denetimi de ortadan kalkmaktadır. Öte yandan yürütme (Hükümet) sadece parlamentoya değil, aynı zamanda sorumsuz ama yetkili cumhurbaşkanına karşıda sorumludur.

Parlamenter sistemde insanlar eşit olmayan oy gerçeği ile bir meclis seçmekte, bu meclis hükümeti belirlemektedir. Yani halk kendini yönetecek hükümete, hiçbir etkide bulunamıyor. Bu durum, halkın oy verip meclise soktuğu partinin kiminle nasıl bir ortaklığa gireceğini belirleyememektedir.

Başkanlık sisteminde ise; yasama ve yürütmenin kesin........

© Ülkücü Medya


Get it on Google Play