menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TENİS “LOVE” İLE BAŞLAR

15 0
26.02.2026

Kortta Yazılan Bir “Aşk” Hikayesi Tenis dışarıdan bakıldığında oldukça zarif bir spordur sadece bir raket, top ve fileden ibaret gibi görünür. Zarif kıyafetleriyle de görsel olarak estetik bir duruş sergiler. Oysa korta adım attığınız anda bambaşka bir dünyanın içine girersiniz. Çünkü tenis yalnızca fiziksel bir mücadele değil; kendi dili olan, ritüelleri olan, aristokrat geleneklere sahip, sakin ama sert karakterli bir oyundur. Karmaşık gibi görünen ama aslında matematiksel bir zarafete sahip puanlama sistemiyle de tenis, spor olmanın ötesinde bir kültürdür.

Tenis oynayanlar anlayacaktır, oyunda rakibiniz kadar kendi zihninizle de karşı karşıyasınız. İşte tenisi zarif kılan sadece beyaz kıyafetleri değil, bu görünmez mücadeledir. Kortta savaş sadece kaslarda değil, aynı zamanda karakterdedir. Aslında tenis sporu da gerçek bir karaktere sahiptir. Bu değişmez karakteri en çok puanlama sisteminde ve gelenekçiliğinde saklıdır. Tenisin karakteri ve bilinmeyenlerini çözmek de tenis oynamayı öğrenip “rally” döndürmek kadar zevklidir.

Teniste sıfır “love” olarak anılır. Bunun romantik bir açıklaması var “Sayı almasan bile oyuna aşkla başlarsın”. Ancak dilbilimsel olarak en güçlü teori Fransızca yumurta anlamına gelen “œuf” (l’oeuf) kelimesidir. Yumurta şekil olarak 0’a benzediği için ilk başta l’oeuf denmiş ancak zamanla İngiliz telaffuzunda aşk anlamına gelen “love” kelimesine benzediği için “love”a dönüşmüş ve o şekilde tenis diline yerleşmiştir.

Yani love büyük ihtimalle aşktan değil, yumurtadan geliyor. Ama kortta 0-40 geriye düştüğünüzde, gerçekten sadece aşk için oynayıp oynamadığınızı fark ediyorsunuz.

15-30-40: Mantıksız Gibi Görünen Mükemmel Sistem

Teniste puanlama 0 (Love) – 15 – 30 – 40 – Game şeklinde ilerler. İlk bakışta insanın aklına şu gelir: “Neden 1-2-3-4 değil?”

En yaygın kabul gören teori Orta Çağ Fransa’sındaki saat kadranına dayanır. İlk puan 15 dakikayı, ikinci 30’u, üçüncü 45’i temsil ediyordu. Ancak Fransızcada kırk beş “quarante-cinq” (45) söylemesi uzun olduğu için zamanla 45 yerine 40 kullanılmaya başlandı. Böylece bugün bildiğimiz 15-30-40 sistemi doğdu.

Kortta 40-40 olduğunda ise işler değişir. Buna Deuce denir. O andan itibaren oyunu kazanmak için iki sayı üst üste almak gerekir. İlk sayı “advantage” (avantaj), bir sonraki sayı ise “game” demektir. İki sayı........

© tv100