Bugün Zihin Çalışıyor ama Kalp Sessiz |
Bugün gökyüzüne baktığımızda, şöyle bir tabloyla karşılaşıyoruz: Hava elementi yüksek; düşünceler keskin, mantık devrede, fikirler havada uçuşuyor. Ama işin özüne indiğimizde bir eksiklik seziliyor. Hatta bir değil, üç eksiklik… Ateş az, Toprak az, Su da öyle. Yani elimizi kolumuzu kıpırdatmak zor, kalbimizle bağ kurmak zor ve en temeli; bir işe koyulmak bile zor.
Bu ne demek? Gün boyunca düşünürüz ama harekete geçemeyiz. “Bu yapılmalı, şu eksik, şöyle olursa daha iyi olur” diye kendimize iç konuşmalar yaparız ama o ilk adımı atamayız. Çünkü ateş elementi eksikken o ilk kıvılcımı hissetmek neredeyse imkânsızdır. Gönül ister ki “hadi” diyelim, kalkalım, başlayalım. Ama içten içe biri bizi tutuyormuş gibi gelir.
Toprak elementi de düşmüş durumda; bu da demek oluyor ki elimizden pratik bir iş çıkması zor. O çok sevilen “günlük işleri toparlama” ruhu tatilde. Dağınık masa, cevapsız e-postalar, yapılacaklar listesindeki işler... Hepsi birer hayal gibi. Plan yapılır belki ama uygulamak başka bir zamanın işi gibi gelir.
Ve........