Trump'ın "aşk dokunuşu"yla yeni Orta Doğu krizi |
İran krizi artık klasik anlamda bir “savaş” ya da “barış” denkleminden çıkmış durumda. Ortada “bu aşamada” ne tam bir ateşkes var ne de tam ölçekli ilan edilmiş bir savaş. Aslında Washington ile Tahran arasında oluşan tablo, kontrollü kaosla yürütülen hibrit bir pazarlık savaşına benziyor. En dikkat çekici nokta ise şu: ABD Başkanı Donald Trump aynı konuşmanın içinde hem “anlaşma her an olabilir” diyor hem de “imzalamazlarsa çok acı çekerler” tehdidini savuruyor. Bu çelişki tesadüf değil; Trump’ın İran stratejisinin tam merkezinde psikolojik baskı ve belirsizlik var.Trump’ın son açıklamasında en dikkat çeken bölüm ise son saldırıları tanımlama biçimi oldu. ABD Başkanı, yaşanan askeri hareketliliği “küçük bir dokunuş” olarak nitelendirdi. “Aşk Dokunuşu” ifadesi bu dönemin bana göre en çarpıcı sembollerinden biri... Ateşkes sürerken yapılan sıcak temasın “love tap” diye küçümsenmesi, Washington’un yeni savaş dilini gösteriyor. Çünkü ABD yönetimi artık doğrudan büyük savaş ilan etmek yerine, sınırlı askeri darbeleri “mesaj”, “uyarı”, “denge operasyonu” gibi kavramlarla normalleştirmeye çalışıyor. Böylece hem iç kamuoyuna “kontrol bizde” mesajı veriliyor hem de piyasaların tamamen çökmesi engellenmeye çalışılıyor.ATEŞKESİN ADI VAR, KENDİ YOKAncak sahadaki gerçeklik Trump’ın söyleminden çok daha karmaşık. Hürmüz’de yaşanan son olaylarda ABD destroyerlerinin İran hücum botlarına saldırması, teknik olarak doğrudan sıcak çatışma anlamına geliyor. Fakat Washington bunu savaş ilanı gibi değil, “karşılık verme hakkı” çerçevesinde sunuyor. İran da benzer şekilde tam kapsamlı misillemeden kaçınıyor; çünkü Tahran da biliyor ki doğrudan........