menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erdoğan, mütedeyyin misafirine dedi ki: 'AKP'lilerin işi bitti!' Bir ilk: Gurbetçiler Partisi!

77 0
10.08.2026

AK Parti'nin bugün belki de en büyük meselesi muhalefet değil. Kendi içi... Daha doğrusu, kendi içindeki "dava yorgunları"...  Buna "dava yoksunları" da diyebiliriz...

Bundan 10 yıl önce bugünkü fotoğraf yoktu. Erdoğan'ın yanında siyaset yapanlar, Erdoğan sonrasının hesabını bu kadar açıktan yap(a)mıyordu. 

Cumhurbaşkanı'nın talimatlarını kendi hesabına göre esnetenler, "Erdoğan böyle istiyor" diyerek onun adını kendi kararlarına kalkan yapanlar bu kadar görünür değildi. Hele Erdoğan'ın sağlığı üzerinden siyasi gelecek hesabı yapanların varlığından hiç söz edilmiyordu. Bugün Ankara'da başka bir hava var.

ERDOĞAN'IN BUGÜNÜNDEN KENDİ YARINLARINI KURANLAR

Erdoğan'ın gücünden yararlanıp Erdoğan sonrasına yatırım yapanlar var. Erdoğan'ın adını kullanarak bürokraside kapı açtıranlar var. Talimatını uygulamak yerine kendi hesabına göre eğip bükenler var. Ve galiba en tehlikelisi: Erdoğan'ın bugününden güç alıp kendi yarınını kurmaya çalışanlar var. Kim kiminle görüşüyor? Kim hangi bürokratı hangi göreve hazırlıyor? Kim "Erdoğan sonrası" için kendisine alan açıyor? Bunların hepsi Ankara'nın dar siyasi çevrelerinde konuşuluyor. Üstelik artık çok da fısıldayarak değil...

ERDOĞAN : "AK PARTİ'DEKİ AKP'LİLERİN İŞİ BİTTİ!" 

Tam bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı kulağıma gelen bir sohbetini dikkat çekici buluyorum.

İstanbul'dan gelen, Erdoğan'ı gençlik yıllarından beri tanıyan mütedeyyin bir ziyaretçisi sohbet sırasında içinden geldiği gibi konuşur: "Size hep duacıyız. Koşturan, elini taşın altına koyan hep sizsiniz. Ama partide, kabinede ve bürokraside sizi yoran, partiyi aşağı çeken isimler var. Allah yardımcınız olsun."

(*Mütedeyyin ziyaretçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a siyaset, bürokrasi ve medyadan bazı isimler de zikreder. O isimleri yazmayacağım; çünkü yazının ana eksenini gereksiz bir polemiğe çekebilir. İsimler bu yazının konusu değil..)

Erdoğan dinler ve hafifçe gülerek sorar: "AK Parti'de AKP'liler var diyorsun yani abi. Doğru mu?" Cevap net: "Evet efendim. Benden iyi özetlediniz. Tam olarak öyle."

Erdoğan'ın karşılığı ise çok daha dikkat çekici:

"Biliyorum. Saydığın isimlerin bir bölümüne katılıyorum. AK Parti'deki AKP'lilerin işini bitireceğim, merak etme. Bu partide milletin teri var, canı var. Kimseye heba ettirmem." 

Bu sohbeti bir kenara not edin. Çünkü mesele bir "AK Parti-AKP" kelime oyunu değil. Buradaki "AKP'liler" kim? Partinin mücadelesinden değil, iktidarından beslenenler... Erdoğan'ın adını kullanarak kendi hesabını görenler... Yükünü taşımayıp nimetinden yararlananlar... Ve Erdoğan'ın bugünkü gücüyle kendi "Erdoğan sonrası" geleceklerini kurmaya çalışanlar...

AK Parti kulislerinde bir süredir Erdoğan'ın parti ve bürokraside bazı isimlerle ilgili kapsamlı değerlendirmeler yaptığı konuşuluyor. İsim vermek için erken. Çünkü Ankara'da isim çok, teyit az. Ama Erdoğan'ın özellikle kendi adını kullanarak siyaset yapanlardan, çalışıyormuş gibi yapıp çalışmayanlardan ve kendi namına çalışanlardan rahatsız olduğu yönündeki değerlendirmeler giderek artıyor.

MİRAS BIRAKAN DAHA MASADAN KALKMADI!

Machiavelli, Prens'te bir hükümdarın aklını değerlendirmenin yollarından birinin çevresindeki insanlara bakmak olduğunu anlatır. (* Prens, yaklaşık 1513’te yazılmış, Machiavelli’nin ölümünden sonra 1532’de yayımlanmıştır. Eser; iktidarın nasıl elde edildiği, korunduğu ve yöneticinin çevresindeki insanlarla ilişkileri üzerine siyaset düşüncesinin en önemli klasiklerinden biridir.)

Mesele tam da bu: Bir lider ne kadar güçlü olursa olsun, etrafındaki kadrolar zamanla onun hem gücü hem de zaafı haline gelebilir. Daha........

© Turktime