NIETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 10 |
O sabah sınıfa girdiğimde zihnimde çok derin bir soru vardı: İnsan gerçekten kendi düşüncelerini mi düşünürdü. Yoksa içine doldurulan sesleri mi tekrar ederdi? Sınıf her zamanki gibiydi: Bir köşede Hamlet camdan dışarı bakıyor… Sanki birazdan ya şiir okuyacak ya da yok yere hayatı sorgulayacaktı. Ortada Friedrich Nietzsche vardı. Sandalyeye oturmuyordu; sanki oturursa bütün düzeni kabul etmiş olacakmış gibi yarım duruyordu. Yüzünde, “Birazdan bir kavram öldüreceğim.” ifadesi vardı. Ben çantayı sıraya bırakırken: “Vallahi zihnimin içi çok dolu hocam…”
Hamlet döndü: “Benimki de dolu ama çoğu eski pişmanlık.”
Tam o sırada kapı açıldı. İçeri yaşlı ama sakin yüzlü biri girdi. Koltuğunun altında bembeyaz bir tahta taşıyordu: John Locke. Tahtayı sıraya koydu: “Hayır çocuklar. İnsan zihni doğduğunda budur: Tabula Rasa. Bomboş.”
Ben Hamlete fısıldadım: “Bir yaşına gelsin, görüşürüz.” Hamlet hemen atıldı: “Hocam benimki doğarken bile yorgundu.” Locke: “Hayır. Seni hayat yazdı.”
Nietzsche hafifçe güldü. Öyle insanın içine işleyen cinsten… “Hayat mı? İnsan bazen daha konuşmadan ailesinin korkularıyla doldurulur.” Sınıf sustu.
Hamlet: “Hocam benimki doğarken bile doluydu. Annem stresli gebelik geçirmiş, genetik yükler falan...” Locke: “Yok. Sonradan yükledin.” Nietzsche arkadan gürledi: “İnsan zihni boş başlamaz John! Toplum daha çocuk konuşmadan içine reklam girer, ahlak girer, sürü psikolojisi girer!” Hamlet: “Benim zihne ilk giren şey ‘misafire şiir oku’ travmasıydı hocam.”
Tam o sırada kapıda yuvarlak gözlükleri ve elinde not defteriyle biri belirdi. Yüzünde “birazdan çocukluğunuzu otopsi masasına yatıracağım” ifadesi: Sigmund Freud.
Hamlet gerildi: “Hocam ben bugün analiz olmak istemiyorum, valla iyiyim.” Freud sakince oturdu: “İstememen de bir veri, Hamlet.” Hamlet: “Ben bu adamın yanında nefes alırken bile suçlu hissediyorum.” Freud not aldı: “Nefes darlığı… Otorite figürü baskısı…” Locke tekrar savunmaya geçti: “İnsan doğarken hiçbir bilgiyle gelmez. Deneyim onu oluşturur!” Nietzsche: “Yanlış! İnsan daha çocukken toplum tarafından eğilip bükülür.” Freud: “Ve aile…” Hamlet: “Evet ya! Küçükken misafirlere zorla şiir okutuyorlardı.” Freud anında döndü: “Başlangıç travması. Sahne korkusunun kökeni.” Hamlet: “Hocam sizde her şey travma!”........