KAFKAVARİ BİR AYNADA KENDİMİZE BAKMAK
Kafka’yı seviyoruz.
Uzaktan.
Çok uzaktan. Mümkünse Almanya’dan, mümkünse ölü halde.
Adamın varoluş sancısı var diye bizim mide de bulanıyor, bürokrasi labirentine giriyor diye biz de kapısı olmayan koridorlarda dolaşıyor gibi hissediyoruz.
Adam sıkışmış, ezilmiş, bunalmış…
Biz: “Ah be Kafka, tam ben ya.”
Ama...
Bizim mahalleden biri iki satır karanlık yazsın:
“Bu çocuk depresif, engelle.”
Kafka yazıyor: Varoluş sancısı.
Bizden biri yazıyor: Trip atıyor.
Kafka’nın bürokratik labirentleri var.
Bizimkilerin de var ama onlara sadece “hayat” deniyor.
Kafka sistemde kayboluyor:
“Modern insanın trajedisi.”
Biz kayboluyoruz:
“Niye uyum sağlamadın?”
Kafka böcek oluyor:
“Metafor.”
Biz böcek gibi hissediyoruz:
“Abartma.”
Kafka karanlık:
“Edebiyat.”
Biz karanlık:
“Biraz güneşe çık.”
Adam........
