Kimsenin efelenemeyeceği Türkiye |
10 seneye yakındır Doğu Akdeniz’i yazıyor, 'Arap Baharı’ndan bu tarafa ülkemizde ve etrafımızda olan biten her hadisenin altında Akdeniz’deki zengin enerji kaynakları ile ticaret yolları olduğuna dikkat çekiyoruz.
Biz, Üçüncü Dünya Savaşı’nın bu riskle üzerimize yaklaştığı uyarıları yaparken, kimi hainler ve bunların güdümüne girmiş muhalifler, “Yine mi dıj güçler” diye kafa bulmaya kalkışıyordu ama, plan net biçimde görünür olunca, artık sesleri çıkmıyor.
Bugün kimse İsrail’in Türkiye’ye tehdit oluşturduğunu, etrafımızda dönen hadiselerin tamamında parmağının olduğunu inkâr edemez hâle geldi.
İsrail elbette tek başına bir şey ifade etmez belki ama, ipini salanlar belli!
Sadece o da değil, ittifak kurduğu Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi, dibimizde kapılarını ardına kadar açmış vaziyette katil İsrail’e.
Ha! Bir de Hindistan var, İsrail’in emrinde.
İsrail’in kışkırtmasıyla Pakistan’a açtığı savaşta tokadı yiyince, Türkiye’ye karşı İsrail’le birleşti.
Siz buna bir de Atina’da “Sizi destekleyeceğiz” sözü veren Fransa’yı ekleyin.
Olan bitene bakınca, sanki önceki dünya savaşlarında olduğu gibi, yeni ittifaklar şekilleniyor, değil mi?
Bu tabloda tuhaflık oluşturan tek şey; Türkiye’nin Batılı ülkelerle aynı askerî şemsiyenin altında olmasını sağlayan, NATO üyeliği.
Kimi stratejistlere göre; Türkiye’yi hedefe koyan İsrail’in ve onun ipini salanların ilk planı, bu ortaklığı bozmak.
Ya NATO’yu (Trump’ın çıkma tehdidi gibi) toptan bitirecekler, yahut Türkiye’yi NATO’nun dışına atacaklar.
İşte son zamanlarda Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi üzerinden yürüttükleri planın özünde de bu var.
Adanın güneyine yaptıkları askerî yığınak yetmedi, ayrıca bölgeye o kadar çok Yahudi nüfus taşıdılar ki, artık........