İran’da İsrail kazanmamalı!

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ne dedi?

-Tahran’daki rejimin destekçisi değiliz, ancak İran’da uluslararası hukukun çiğnenmesine de karşıyız.

İşte bütün insanlığın ortak noktasını oluşturması gereken örnek tavır.

Çünkü, İran’daki rejimin, yıllarca Siyonist İsrail’in ekmeğine yağ sürecek şekilde başta Irak ve Suriye’de yaptığı katliamların, soykırımcı İsrail’in Gazze’de yaptıklarından farkı olmadığını bilmekle birlikte, bu sefer de İran halkının vahşi İsrail’in eline düşmesini istemeyiz.

Hele hele bunun kuralsız bir savaşa dönüşmesini; asla!

Her ne kadar ABD, Irak’ta 1 milyon insanı katlettiğinde yanında İran rejimi ve milisleri varsa da, bugün aynısını ABD eliyle İran halkının yaşamasını doğru bulmayız.

Bu ilkeli duruşun haklılığını, 165 kız çocuğunun bombalanarak katledildiği okul saldırısı vahşeti gösterdi.

Gazze’de olduğu gibi, İran’da da çocukları öldüren aşağılık yaratıklar İran’a demokrasi mi getirecek sanki?

Öyle olsa, 1953’te ülkesinin petrol gelirlerini halka dağıtmaya kalkıştığı için Musaddık’ı CIA operasyonuyla devirip yerine Roma’dan Şah’ı göndermezler…

İran halkı bu piyonu kabullenmeyince, bu sefer Paris’ten Humeyni rejimini ihraç etmezlerdi.

İran hiçbir zaman kendi tercihleriyle yönetilmedi; yönetmesine izin verilmedi.

İşleri bitti; Time dergisinin Saddam Hüseyin ve Muammer Kaddafi’den sonra, Ali Hamaney’in öldürüleceğine işaret ettiği “Hamaney’den sonra” başlıklı kapağı da gerçeğe dönüştü.

Şimdi herkes işte bu “sonra”nın cevabını aramakta.

Kimileri rejimin, mevcut devlet teşkilatına ek olarak kurduğu kendi paralel yapılanması sayesinde yıkılmaz olduğunu öne sürüyor ama ABD Başkanı Trump, “Rejimi devirmeden savaş bitmeyecek” diyor.

Göreceğiz bakalım rejim kendini koruyabilecek mi, koruyamayacak mı?..

İstediğini alsa, Hamaney’den sonrasının ne olacağı, güç budalası ABD’nin çok da umurunda olmaz.

ABD Başkanı Trump’a sordular; alay edercesine "Saldırı o kadar başarılıydı ki adayların çoğunu saf dışı bıraktı… Düşündüğümüz hiç kimse olmayacak çünkü hepsi öldü. İkinci veya üçüncü olan da öldü" cevabını verdi.

Buradan anlıyoruz ki; ABD, elindeki kukla Rıza Pehlevi’nin tutmayacağını çözmüş, “Beni İran’ın başına geçirin, ne isterseniz yaparım” yakarışlarını dikkate bile almamış.

Zaten ABD için önemli olan İran’ın petrolü,........

© Türkiye