Teselli edilmeye alışmış çocuklar

Kendi ana babalarından ahlak dersi alanlar, çocuklarına da öğüt ve ahlak dersi verirler. Sürekli konferanslarla büyüyen bir anne, çocuğuna yardım etmek için konferans vermeye başlar. Acınmaya, teselli edilmeye alışmış çocuklar, teselli eden ve acıyan ana baba olurlar. Sorunları ana baba tarafından çözülen çocuklar, kendileri ana baba olduklarında, çocuklarının sorunlarını çözmek için uğraşırlar.

Çocuk kendisini yönetebilmeyi, doğru davranışlar sergilemeyi, sağlıklı olarak “ana baba korkusuyla ya da cezadan kaçınma duygusuyla değil” ana babasına sevgiyle bağlı olduğu için ve onların sevgisini sürdürebilme duygusuyla öğrenir.

Anne babasının sevdiği davranışlarını yineleyerek, o davranışları zamanla özümser. Önce çok yüzeyde olan bir taklit ile başlayan bu benimseme, giderek ana babanın özelliklerinin kendi kişiliğine sindirilmesi yolunda gelişir.

Anne baba, doğru davranışları hayatlarına hâkim kılmış, çocuklarına yeterli sevgi ve ilgiyi gösteren kişilerse, çocukları da bu istikamette yetişir

“Çocuğunuzu Kötü Etmenin Yolları” ya da “Yengeç Kitabı”nın yazarı C.G. Salzman, yazdığı kitap için yengeçlerden etkilenmiştir. Kırda gezinti yaparken, kendisini gören yavru yengeçlerin anneleriyle beraber geri geri kaçtıklarını görünce, çocukların kötü alışkanlıkları ailelerinden nasıl öğrendiklerini anlatan bir kitap yazmıştır.

Çocukların ailede öğrendikleri davranışların kalıcı olarak aileden öğrenildiğini söyleyen Salzman “Kötü huy ya anneden ya da babadan ya da her ikisinden çocuğa geçmektedir” der. Çocukların kötü huyları anne babadan nasıl aldıklarını anlatan Salzman’ın verdiği örneklerden birkaçını paylaşalım sizlerle:

-Sürekli asık suratlı olursanız, herkesin yanında çocuğunuzu eleştirip kabahatlerini yüzüne vurursanız, en ufak hatasında da onu cezalandırırsanız çocuğunuz sizden nefret eder.

-Zorda kaldığınız zaman çocuğunuzu babasıyla tehdit ederseniz, yatamadığı zaman “öcü geliyor” diye korkutursanız, çocuğunuz babasından ve olmayan öcüden nefret eder. Örnekleri paylaşmaya devam edeceğim.

Be hey dostlar; dünya imtihan yeri

Dağına göre mi yağarmış karlar?

Bir Can kopar, Canım, Candan içeri

Yel esse tutuşur küllenen korlar!..

Rabbim dert ve belâ vermezmiş asla

Şükürle, sabırla, aşkla kıyasla

İlimle, amelle ve de ihlâsla

Artarak çoğalır sendeki kârlar!..

Hak muntazam eyler her karışığı

İhsanla teselli eder âşığı

Her yere ulaşır güneş ışığı

Güneşin suçu ne, görmezse körler!..

Bir Abim derdi ki; “işler ayarlı”

Kazansan kârlısın, kaybetsen kârlı

Sevenler bir olmuş, kalpler duyârlı

Bir gönle nasıl da sığarmış yâr’lar…

Gördük ki; Mevlâ’mız, nasıl, n’eylermiş

N’eylerse her şeyi güzel eylermiş

Diller sussa bile gönül söylermiş

Aşikâr olurmuş ölünce sırlar!..

Binlerce gönüller bir oldu… Hayret!

Hep birlik edildi dua ve gayret

Rabbimin takdiri; ârif ol, seyret

Nasıl da kolaya erişir zorlar!..

İnsan üç hâl; “Dünya-kabir-ahiret”

Dünya hayal, kabir hayatı ibret

Son nefeste iman varsa, akıbet;

Cennet bahçesine dönüşür darlar!..

Beklerdim… Bu zaten beklenen sondu

Mevlâ’mız bizlere nimetler sundu

Ahiret sofrası ortaya kondu

Beklerim nerede?.. Görünmez erler!..

Dünya fâni!.. Gelen gider sırası

Her şey hayal!.. Gerçek olan orası

Kapanır mı acep gönül yarası?

Derler ki “hamama girenler terler”

Duygular gönülden sökülüverir

Sel olur, gözlerden dökülüverir

Gün gelir dünyalar yıkılıverir

Bakarsın bir anda hayr’olur şerler!..

Ateş bu düştüğü yeri yakarmış

Yürekler yanınca yaşlar akarmış

Sabiler saf olur, cennet kokarmış

Yürek yanmadıkça yaş akmaz derler!..

Çamuruz!.. Aslımız, balçıktan doku

Gül bitmiş!.. Bundandır bizdeki koku

Ne emir etmişse Rabbimiz; “peki!”

Şâhittir iş buna; gökler ve yerler!..

Ne mutlu! Şehitsin! Ey kızım “RÂYET”;

Helâl et hakkını, var ise şayet

Düğünün pek hoştu, güzeldi gayet

Çağlar hep gönüller, “SU” gibi gürler!..

Mahmud’um; “Emânet” geri alındı

Binlerce gönüle haber salındı

“DEFİN”e ayarlı yere konuldu,

Tertemiz ruhuna değmedi kirler!..

Kadir Çetin- 06-04-2008-Nazilli

O; Gündüzün Rabbine kayıveren yıldızdı

Böyle imiş hakkında hayırlısı… Tecelli!..

O; Elâ gözlü, nurlu, güzel yüzlü bir kızdı,

Düğün yaptı RÂYETSU’m… Hem de duvaklı, telli…

Kadir Çetin-06-04-2008-Nazilli

Not: 06.04.2008 yılında elim bir kaza sonucu aramızdan ayrılan sevgilim kızım Fatma Rayetsu'ya sene-i devriyesinde ve ölmüşlerimize bir Fatiha-yı şerif okuyalım inşallah... Kadir Çetin

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...


© Türkiye