Müsaitseniz akşama geleceğiz

İnsan yaşadıkça ve yaşlandıkça anlıyor. Çocukluğumuzda akşam gezmeleri en çok hoşlandığımız anılarımızdan biriydi sanırım. Hele bir de misafir olduğumuz evde yaşıtımız çocuklar varsa.

Bu akşamlarda beyler kışın misafir odasında, hanımlar mutfakta, yazları ise bahçede çay kahve ve ikram keyfinde sohbet etme imkânı bulur, biz küçüklere de oynamak için koca bir meydan kalırdı.

Misafirlik önceden haberleşerek randevu ile ayarlanırdı. Çocuklar bu işin en iyi haberleşme aracıydı. Telefonun herkesin evinde olmadığı o zamanlarda işte haber postacısı biz çocuklar ev sahibine "müsaitseniz akşama geleceğiz” haberini götürürdük...

Misafir olacağımızın haberini verdiğimizde ise annemizin sevinci yüzündeki tebessümden hemen belli olurdu... O sohbet akşamlarında günlük hayatta yaşananların iyi ya da kötü etkilerinin halet-i ruhiyemizinden anlaşılması, dertlerin gönülden paylaşılarak, maddi ve manevi sıkıntılara birlikte çare aranmasıydı. Dostluğun kıymetinin, menfaatsiz yardımlaşmanın ve insana değer verilmesinin en güzel hâliyle yaşatılmasıydı.

Psikolojide terapi sözcüğünün belki de o günkü karşılığıydı sohbet. Hem ruhumuza hem de gönlümüze doktorsuz ve ilaçsız şifaydı. Muhabbetin özü, sevginin kalplerde huzura yolculuğuydu... ve yorgun saatlerin dinlenme buluşmasıydı.

Ayrıca o zaman farkında olmasalar da biz çocukların gelecekte kuracağı........

© Türkiye