menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Konforun içinde kaybolan şuur

32 0
yesterday

Bir zamanlar başörtüsü meselesini konuşuyorduk. Başörtüsü yalnızca bir örtü değildi bizim için. Bir haysiyet meselesiydi. Bir aidiyet meselesiydi. İki üç nesil bunun mücadelesini verdi. Kimisi okul kapısında bekledi, kimisi işinden oldu, kimisi hor görüldü, kimisi susturuldu. Ama vazgeçmedi.

Bugün dönüp o günlere bakıyorum da… Başörtüsünü kazandık belki ama tesettür şuurunu kaybetmeye başladık. Dün bir davamız vardı. Bugün büyük bir gafletimiz ve konfor merakımız… Gezilecek şehirler, görülecek mekânlar, alınacak eşyalar, paylaşılacak fotoğraflar, yetişilecek davetler…

Hayatımız dolu. Ama sanki içimiz boş. Bir zamanlar dünyanın başka yerlerinde zulüm gören Müslümanları duyduğumuzda içimiz sızlardı. Şimdi acılar ekranımıza düşüyor. Bakıyoruz. Geçiyoruz. Bir sonraki fotoğrafa… Videoya… Eğlenceye…

Gazze’nin acısı sürerken bizim hayatımız bütün hızıyla devam ediyor. Akşam konserler, sözde eğlenceler, programlar… Belki de bugün kendimize sormamız gereken o ağır soru şu:

Biz ne ara bu kadar kendimize yabancılaştık? Ne ara bu kadar gaflete düştük? Dün var olma mücadelesi veriyorduk. Dün “İnancımı nasıl yaşarım?” diyorduk. Bugün “Hayatımı bireysel olarak nasıl daha güzel yaşarım?” diyoruz.

Dün bir kapının açılması için bekliyorduk.........

© Türkiye