We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Büyük oyunu görebilmek! -2-

3 0 0
22.09.2021

Gazneli Mahmut’tan Timur Han’a, Hüseyin Baykara’dan Ali Şir Nevai’ye kadar Türk İslam şuuruyla parıldamış şimdilerde kimsesiz topraklar beşinci bir süper güç işgalinde kalmamak için derhâl bir ve beraber olmalıydı. Yoksa imparatorluklar mezarlığı olan Afganistan coğrafyası medeniyet kalıntılarından ibaret kalacaktı.

Artık Batı’nın ektiği kavmiyet tohumundan ırak, birlik ruhu elde edilemezse, bu sefer de Çin’in istilacı sinsi politikasına engel olunamayacak, Batı’nın facia torbasında boğulan Afganistan’ın, Güney Türkistan’ın Müslümanlık ve Türklükle kemikleşen o garipler diyarının akıbeti yeni felaketlere rüzgârla sarsılan fidanlar gibi savrulacaktı.

90’lı yıllarda Afganistan’da siyasi gruplar birbirlerini yerken halk açlıktan, yoksulluktan ve yolsuzluklardan bizar olmuştu, bıkmış usanmıştı. Taliban’a belki bu karışıklıklardan dolayı Afganistan halkı önce samimiyetle sığınmış ve Taliban 1996’da Kabil’e girdiğinde, halk “Oh be!” diyebilmişti.

Fakat o dönemde Taliban’ın keyfî rastgele tatbikatları halkı Taliban’dan soğutmuş ve uzaklaştırmıştı. Şimdi yirmi senedir Amerika’nın işgalci devlet olarak yaptığı uygulamalar ise, halkı tekrar Taliban’la yakınlaşmaya mecbur etmişti. Taliban da belki eski hatalarından vazgeçemez miydi? ABD,........

© Türkiye


Get it on Google Play