Asıl sen iyi ki varsın…

Çıkış saatlerine denk gelen, sıkışık bir otobüs yolculuğuydu.

Günün yorgunluğu herkesin üzerine çökmüş, çarpan bir kola ters bakışlarla stres kusmaya çalışan, bıkkın bedenler arasında ilerlerken; kapıya kadar yığılmış insanların arasından içi gülen masmavi gözleriyle o bindi otobüse... 15-16 yaşlarında bir gençti. Bu kasvete bir ışık gibi gelmişti. Gülerek yanında gördüklerine selam verip tokalaşmaya çalışıyordu. Yanında annesi yolcuların ambiyansına uygun ve yorgun bir şekilde evladının yabancılara el uzatmasını önlemeye çalışıyordu, kim bilir hangi yaşanmışlıkla…

Zihinsel yetersizliği olan bir bireydi bu genç… Öyle deniyordu literatürde belki ama onun güzel enerjisi yanında bizler daha yetersiz, daha engelli gibi duruyorduk…

Yanıma yaklaştı kalabalığın sırtında, istemsizce. O masum elini bana da uzattı. Sevgiyle sıktım… Hâl hatır sorduk birbirimize… O sorular soruyor konuşmak istiyordu âdeta, keyifle sohbete başladık.

Anacığı "Sus oğlum, yanıma gel" gibi uyarılarıyla tedirgince, evladının birini rahatsız etmesinden endişeli şekilde durumu yönetmeye çalışıyordu. Onu da anladım belki üzülmüşlüğü vardı… “Teyzeciğim rahat olun biz sohbet ediyoruz” dedim. Çocuk ben öyle deyince gözümün içine bakıp samimiyetine cevap bulmuşçasına bir ayrı gülümsedi.

Kısa bir muhabbetten sonra ineceğim durakla beraber ayrılık vakti de gelmişti. “Benim inmem gerekiyor, çok güzel bir sohbetti” dedim. “Selametle...”

Benim gönlümden geçen onun diline benden önce vurdu ve “sizi tanıdığıma çok memnun oldum” dedi. “Ben de…” dedim gözlerim........

© Türkiye