We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kaymak tabakayı değiştirmek gerek!

895 570 463
14.01.2019

2000’li yılların başıydı. Dönemin Başbakan’ı Ecevit, memur maaşlarını ödeyecek para bulamıyor, borç para bulmak için Avrupa ülkelerini kapı kapı dolaşıyordu. Bu ülkelerden biri de Almanya idi. Ecevit, samimi dostumuz dediği Almanya’ya gittiğinde para yerine bol bol nasihat aldı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin onuruna yakışmayacak bir şekilde kapı dışarı edildi. O sırada bir ülkeden, “Biz size destek verebiliriz” çağrısı geldi. Bu ülke, toplam nüfusu hepi topu 500 bin olan Lüksemburg’du. Ecevit bu parayı alabilmek için harekete geçti. Ülkenin onurunu kurtarmak için, “Borç alıyoruz, durumu düzeltince geri öderiz” dedi. Lüksemburg, “Geri ödemenize gerek yok. Bu parayı bağış olarak kabul edebilirsiniz” diye açıklama yaptı. Ecevit, bugün herhangi bir iş adamının aylık kişisel harcaması sayılabilecek bu parayı bağış olarak kabul etti. Depremzedeler için toplanan paralar bile adresine ulaşmıyor, memur maaşları bu parayla ödeniyordu. Tam anlamıyla kahır yıllarıydı. Bir yandan da dünyada pek çok ülkeyi kasıp kavuran Deli Dana hastalığıyla mücadele ediyorduk. O dönemde haberleri izlerken dönemin Alman Başbakanı Helmuth Kohl ile ilgili bir haber düştü önümdeki televizyon ekranına… Haberde, Deli Dana hastalığı nedeniyle Almanya’da pek çok hayvanın telef olduğu bilgisi verildikten sonra dehşet verici bir detaya geçildi. Alman Başbakan Helmuth Kohl, “Şüphe uyandıran etlerin ciddi bir bölümünü Türkiye’ye sattık” diyordu. Gazeteci, “Bu etler hastalıklı olduğu hâlde neden Türkiye’ye sattınız” diye sorduğunda Kohl’ün açıklaması aynen şöyleydi: “Türkiye üçüncü dünya ülkesi ve çok zor durumdalar. Bu etleri çöpe atmak yerine onlara satmanın daha doğru olacağına karar verdik. Onlar da kabul etti!” Şu an okuduklarınıza inanamıyorsunuz biliyorum ama gerçekten bu durumdaydık. Çocukların açlıktan öldüğü, ekonomik kriz bunalımı yaşayan insanların ardı ardına intihar ettiği haberleri birbirini takip ediyordu. İş öyle bir noktaya geldi ki Türkiye Odalar ve........

© Türkiye