menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’ın güce dayalı “düz mantığı” mı, yoksa bir “korku imparatorluğu” mu?..

29 1
08.01.2026

ABD Başkanı Trump’ı anlamaya çalışırken klasik “düz mantık” kalıpları yetersiz kalıyor. Her ne kadar izlediği stratejiler ilk bakışta güce dayalı “düz mantık” izlenimi verse de sahadaki karşılığı, göründüğünden çok daha karmaşık bir gerçekliğe işaret etmektedir.

Peki Trump ne yapmaya çalışıyor?

Son güvenlik doktrinini ilan ettiğinde Çin ve Rusya eleştirilerinin geri planda kalması dikkat çekiciydi. Ancak bu durum, gerçekte geri çekilmeden ziyade, âdeta bir “saklambaç” stratejisini andırıyor. Trump’ın yeni dili, üslubu ve sahnedeki hâli, bizi alışık olduğumuz siyaset terminolojisinin ötesine geçmeye zorluyor. Çünkü burada klasik diplomasi değil, daha çok “geldim, gördüm, çöktüm” mantığı işliyor.

Bu noktada vardığımız sonuç net: Olan biteni anlamak ve şartlara göre reelpolitik yöntemlerle strateji üretmek artık herkes için zorunluluk hâline gelmiştir.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun, eşiyle birlikte yatağından alınabileceği yönündeki söylem ve ima edilen yöntem, yalnızca “korkuyu” değil, aynı zamanda derin bir “nefreti” de besliyor. Trump bir yandan korku salarken, diğer yandan aslında kendi korkularını da dışa vuruyor. Bu yönüyle sergilediği güç, mutlak bir öz güvenden ziyade, kaygıyla beslenen tahakküm arzusunu yansıtıyor.

"Para harcamadan para kazanmak ve sonuç almak stratejisi!"

Trump’ın temel refleksi açık: Kimse için para harcamak istemiyor. Hatta mümkünse karşısındakileri korkutarak para almak ve sonuç üretmek istiyor. Bu yaklaşım, onun siyaset anlayışının merkezinde yer alıyor.

Maduro meselesinin gerçek yüzü elbette zamanla ortaya çıkacaktır. Tarih bunu defalarca göstermiştir: Yıllar sonra belgeler,........

© Türkiye