menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Örgütler kullanılıyor, devletler ise anlaşıyor...

40 1
22.01.2026

Osmanlı coğrafyası üzerine inşa edilen stratejiler, son yüz yılda pek çok aktör tarafından tekrar tekrar kullanılıyor. İngilizlerin “Orta Doğu” tanımlamasıyla birlikte bu coğrafyada, eski ve yeni aktörler ile küresel güçlerin çıkarları doğrultusunda kurgulanan hikâyeler devreye giriyor. Uzun yıllardır, yalnızca bizim neslin şahitlik ettiği ağır bir sürecin sonuna; son haftalarda Suriye’de yaşananlarla birlikte yaklaşıldığını artık net biçimde görüyoruz.

Coğrafyanın önümüzdeki yüz yılı yeniden tesis ediliyor. Bunun, küresel ölçekte yaşananlarla doğrudan bir bağlantısı bulunuyor. Özellikle hep üzerinde durduğum bir hususu tekrar hatırlatmak gerekiyor: ABD ile İngiltere arasındaki ayrışmayı, stratejik hedeflerdeki farklılaşmayı göz ardı etmemek şart. Zira “her fırsat bir imkân, her imkân bir imtihandır” düsturuyla bakıldığında, yaşananların yalnızca birer fırsat değil, aynı zamanda ciddi birer sınama olduğu da açıkça görülüyor.
Söylemlerin, eylemlerin ve yeniden tanımlamaların yaşandığı bir dönemin içinden geçiyoruz. Daha iki gün önce Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’a, ABD’nin Grönland’ı istemesi üzerine bir soru yöneltiliyor. Verdiği cevap ise oldukça dikkat çekici oluyor:
“Rusya için Kırım neyse, ABD için de Grönland o kadar stratejik öneme sahiptir.”
Lavrov bu ifadeyle, güçlü devletlerin stratejik taleplerinin olağanlaştığını vurguluyor ve meseleyi normalleştiriyor.
Türkiye’nin kendi hinterlandındaki sürece bakıldığında, ABD’nin ya da Rusya’nın kendi........

© Türkiye