Erdoğan, direniş ve Gazze Yürüyüşü…
2026 yılının ilk gününde, TÜGVA’nın liderliğinde ve Millî İrade Platformu çatısı altında İstanbul’da bize yakışır biçimde “Gazze Yürüyüşü” gerçekleştirildi.
İsrail’in katliamlarının başladığı günden bu yana her yıl düzenlenen bu anlamlı eylemle amaçlanan; dünya kamuoyunun İsrail’in vahşi karakterini ve Gazze’de süregelen zulmü “unutmamasını sağlamak”, insanlık vicdanını diri tutmaktır.
Hepimiz İsrail ne yapmak istiyor sorusunun cevabını, artık aşağı yukarı görüyor ve anlıyoruz.
Gazze’de yaptıklarıyla aslında nasıl bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyan İsrail, dünya yeniden şekillenirken kendisine bu yeni düzende sınırları genişletilmiş, denizlere çıkışı olan koridorlara hâkim bölgesel aktör rolü biçmek istiyor. Gazze’de sergilenen zalimlik, Filistin Devleti’nin kuruluşunu engellemeye dönük bu stratejinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Peki; Filistinlileri sürmeye, boşaltılmış arazilere “İsrail kurmaya” çalışan Netanyahu ve siyonist yapının bu pervasızlığının önü nasıl kesilecek?
Dünya kamuoyundan yükselen güçlü sesler ve Gazze’de açlığa, soğuğa, ölüme terk edilen insanların dramı bize şunu açıkça gösteriyor:
İsrail gibi korkunç ve vicdansız bir yapının büyümesi ve genişlemesi, yalnızca bölge için değil, tüm dünya için ciddi bir tehdittir!..
İsrail, bu acımasız ve kanlı eylemleriyle; zoraki genişleme ve stratejik hatlara hâkimiyet kurma çabasıyla tek bir gerçeği pekiştiriyor:
Kendi çıkarları uğruna coğrafyanın düzenini ve geleceğini tehlikeye atmak!..
Bu denli acımasız biçimde........
