ABD’nin İran çıkmazı, yeni bir dünya savaşının habercisi mi?

ABD Başkanı Donald Trump’ın söylemlerine bakıldığında, sık sık değişen ifadelerinin artık onun normal stratejisinin parçası olarak kabul gördüğü anlaşılıyor. Bunu son dönemdeki eylemlerinde açıkça gördük.Ancak İran süreci, ABD’nin bize yansıyan stratejisinde bazı farklılıklar olduğunu da gösterdi.Başkan Trump’ın bölgesel ve kısa süreli operasyonlarla, esas meselesi olan Çin’le hesaplaşma süreci için zemin oluşturmaya çalıştığını daha önce yazmıştık.Şu ana kadar Çin’in sessizliği, Trump’ın eylemlerine daha fazla hız vermesine neden oldu. Rusya’nın bugüne kadarki söylemleri ise daha çok kınama çerçevesinde kaldı. İster Grönland ister Venezuela konusu olsun, Rusya sakin kaldı ve yalnızca uluslararası hukuka dayanan açıklamalarla kendisini sınırladı.İran meselesi ise burada farklı bir tablo ortaya koyuyor.Çin ve Rusya’nın arka planda nasıl bir süreç yürüttüğünü ise daha çok İran’ın tavırları üzerinden okuyabiliyoruz.İran’da dinî liderin öldürülmesinin ardından seçilen yeni dinî liderin “Hamaney soyismi” ile devam etmesi aslında açık bir meydan okuma niteliği taşıyor.Mücteba Hamaney’in biyografisine baktığımızda, İran’ın süreci nasıl sürdüreceğini âdeta ilan ettiğini görüyoruz.Dinî, bürokratik ve siyasi çevrelerin ortak kararıyla seçilen yeni dinî lider, özellikle İran’ın güç merkezlerinde ve güvenlik kurumlarında etkili bir isim.Trump, bu durumdan memnun görünmüyor. Bu nedenle sık sık değişen söylemlerle süreci yönetmeye çalışıyor. Ancak bu değişken söylemler, İran’la ilgili hesapların tutmadığını da gösteriyor.Hem Trump hem de Netanyahu sık sık İran halkına “sokağa çıkın” çağrısı yapıyor. Burası oldukça önemli.“Kürtçü grupları kahraman ilan eden Amerikan Başkanı”, daha sonra söylemini değiştirmek zorunda kaldı.Neden mi? Öncelikle bölgeye yansıtılmak istenen kanlı senaryolara karşı koyan “Türkiye faktörü” göz ardı edilemez.Dolayısıyla bölgedeki ani refleksleri oluştururken ABD Başkanı Türkiye’yi karşısına almak istemiyor.Tam tersine Türkiye’nin yürüttüğü barış diplomasisi, şu anda çıkmaza sokulan sürecin en güvenli yüzü olarak öne çıkıyor.Başkan Trump’ın çelişkili söylemleri de aslında İran’la ilişkilerin bombalarla yönetilemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor.

Tabii katil İsrail faktörü…

Bu sürecin çıkmaza girmesi en fazla İsrail için gereklidir.İsrail, tarih boyunca kaotik ortamlardan ve savaş süreçlerinden yararlanarak topraklarını genişletti ve devletleşme sürecini güçlendirdi. Tarih buna açık biçimde tanıklık ediyor.2. Dünya Savaşı sonrasına dikkatle........

© Türkiye