Güzel ıslandık |
Dr. Haydar Kutlu’yla geçen yaz telefonda tanışmıştık. Geçen hafta da İhlas Koleji Mesleki Gelişim Programında konuşmasını dinledim. O kadar akıcı, samimi ve dolu konuşuyor ki etkilenmemek mümkün değil.
Bazı insanlar konuşurken not alamazsınız. Haydar Hoca'da da öyle oldu. Gözümü sahneden koparıp bir tek kelime yazamadım.
Konuşmasında özellikle haz, mutluluk ve bahtiyarlıkla ilgili kısım aklımda yer etti. Not almadığım için kelimesi kelimesine yazamıyorum. Ama biraz sağına soluna eklemeler yaparak, bu konuşmadan kalan hatırayı sizinle de paylaşmak istiyorum...
Haz, insan için en alt tabakadır. Sadece hazza tutunanlar, yükseldiklerini sansalar da kendi zindanlarında birer dopamin kölesine dönüşürler. Haz elde edilir ve ânında tükenir. Aynı tadı yeniden bulabilmek için doz artar, eşik yükselir, sınır belirsizleşir. Bu yüzden hazza dayalı bir hayat, üstten doldurmaya çalıştıkça alttan sızdıran, dolmak bilmez bir kaptır. İnsana vadettiği tek şey derin bir bıkkınlık ve tükenmişliktir.
Bir üst katta mutluluk vardır. Mutluluk genelde şarta bağlıdır. Hayatında güzel şeyler oluyorsa mutlu olursun. Durumlar kötüleşirse mutsuzluk başlar. Yani mutluluk şartların çocuğudur. Gelmek için uygun mevsimi bekler.........