Çiçekçi

Sizi şöyle şehir meydanına alayım. Bu geniş alanın sağından yürürsek, lokantayı, kuyumcuyu ve butiği geçtikten sonra çiçekçiden içeri girebiliriz.Önden buyurun.

İçeride, küçük masanın arkasında oturmuş, bilgisayarıyla meşgul olan kırklı yaşlardaki bu güzel hanım, buranın patroniçesi.Kocası örgüt soruşturması sebebiyle, Yunanistan üzerinden Almanya’ya kaçınca, Asuman Hanım hem evde hem dükkânda yalnız kaldı.Mecburen çiçekçi dükkânı için yanına bir yardımcı aldı.Evet, sol tarafta, çiçeklere fısfıs ile su sıkan kızımız da işte o, Nazlı.Arkeolojiyi bitirdikten sonra, Beyazaltın ilçesinde lüle taşı imalatçısı küçük bir dükkânda kısa bir süre çalışan Nazlı, tozlu topraklı mesaiden kaçıp, yeniden iş ararken Asuman’ın cama astığı ilanı gördü.İlk tanışmada anlaştılar.Başlayalı iki hafta oldu.

Bu arada Asuman Hanım, mahkemeye başvurarak “evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını” beyan edip, “gıyabi yargılama” sonucu boşandı.

- Kaç yaşındasın sen Nazlı, diye sordu bir sabah patroniçe.- Yirmi dokuz abla.- Evlenmeyi düşünmüyor musun peki?Acı bir gülümseyişle cevapladı Nazlı:- Abla, evlenmek bir yetenek meselesi… Becerebilene bravo… Ben hiç teşebbüs etmedim. Çünkü çuvallayacağımı baştan........

© Türkiye