Bir tarafta Osimhen öbür yanda Cherif

Öncelikle şampiyonluk Galatasaray’a hayırlı olsun. Okan Buruk beşinci kez mutlu sona ulaşarak -Fatih Terim’in ardından- en fazla şampiyonluk kazanan hoca olacak. Sarı kırmızılı ekip, dün de derbiyi üstün oynayarak ve hak ederek kazandı.

Pozisyonlar, şutlar ve diğer bütün istatistikler hep Galatasaray’dan yanaydı. 20 dakika dolduğunda Fenerbahçe savunmasında üç adamın sarı kart görmüş olması da derbiyi etkileyen bir başka faktördü.

Fenerbahçe’de derbiyi kazanacağına inanan tek isim vardı. Saha kenarında çırpınıp duran Tedesco… Daha 12. dakikada gelen penaltı kaçınca, takım oyundan düştü. “Bu olmadıysa hangisi olacak” psikozu sahanın bir tarafına hâkim oldu.

Nene ne oynadı? Cherif ne oynadı? Kerem ne oynadı? Hatta Kante ne oynadı? Guendouzi, Talisca, Skriniar ve haydi kariyerine bakarak Kante’yi çıkarın, geride sıradan bir takım kalıyor.

Esasında Osimhen - Cherif farkı ne ise iki takım arasındaki fark da oydu derbide… Tedesco, sonradan oyuna sürdüğü futbolcularla maça başlasaydı belki bir şansı olurdu.

İki futbolcu maçı bitiriyor

Derbi yarım saat erken bitti aslında. Bitiş düdüğünü de Oosterwolde ile Ederson birlikte çaldı. Önce penaltı, sonra penaltıya isyan, sonra sahada eksik kalma, sonra penaltının gole dönüşmesi… Fenerbahçe için hayaller bir başka sezona devretti.

Rize maçındaki gibi bir skandala bu defa Mert Günok ve Brown imza atınca Torreira zafer skorunu 3’e taşıdı.

Birilerinin Barış Alper’e futbolun ayakta oynandığını hatırlatması lazım.

Bir hakem için en büyük aşağılanma, “Topu tuttum, ne diye bizim lehimize faul çalıyorsun?” diye isyan edilmesi…

Ederson bunu iki kez yaptı Yasin Kol’a… Kırmızı kart sonrasında kulağına ne söylediklerini de ikisi bilir artık.

Maçın adamı: Victor Osimhen

Sadık Söztutan'ın önceki yazıları...


© Türkiye