Ah çocuk... |
4 Haziran 1999 günü kuşluk saatlerinde Frankfurt Havalimanı’na girdim.
Bir gün önce Almanya’nın Moldova ile oynadığı futbol maçını izlemiştim. Şimdi bizim oynayacağımız Finlandiya maçı için Helsinki’ye gidiyordum.
*****
Uçuş kartı için Finnair kontuvarını ararken, valizleri taşıyan bagaj bandı kenarına oturmuş orta yaşlı, zenci bir kadının ağladığını gördüm.
Acaba bavulu mu kayboldu diye düşündüm.
İnsanlar sağdan soldan akıyordu ama ağlayan kadın bir ekran görüntüsüymüş gibi kimse ilgilenmiyordu.
- Neyiniz var, diye sordum.
Yaşlı gözlerindeki korku ile kafasını yüzüme doğru kaldırdı:
- Çocuğum… Çocuğum az önce polislerin arasında şu tarafa gitti.
*****
Polis noktasına gittim.
Üç polis, camla çevrili dar bir kulübede şamata yapıyordu. Kapıyı yarım açarak kafamı uzattım, çocuğu sordum.
İçlerinden biri, çiğnediği sakıza ara vererek, bir Alman’a yakışır şekilde cevapladı:
- Bekçisi miyiz çocuğun?
- Siz getirmişsiniz.
- Biz........