We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İSLÂM DÜŞMANLIĞI

17 8 3
21.09.2021

"İslâmofobi" diye bir kelime önceki zamanlarda yoktu.

Bu kelimenin dünya literatürüne girmesi SSCB’nin dağılmasından sonradır. Sovyetler Birliği çökünce, kapitalist dünya için düşman olan hedef de çökmüş oldu. Bu Hıristiyan sömürgeci kesimin o güne kadarki öfke ve intikam hedefi kızıl emperyalizm idi.

Kara emperyalizmin varlığına sebep olan kızıl yıldız batmıştı.

Öyleyse şimdi ne olacaktı?

Hedef düşmüştü.

İddiaların devam etmesi için yerine bir düşman ikamesi gerekiyordu. Evvela "yeşil tehlike" dendi. Bundan kasıt İslâmiyet’ti. Hatta ‘90’ların başında SSCB yıkılınca Sovyetlere karşı kurulmuş olan NATO’nun varlığının devamı bile sorgulanır oldu. Bir kısım Batılılar artık teşkilata gerek kalmadığını söylerken diğerleri NATO’nun bundan böyle "yeşil tehlike"yle mücadele edeceğini dile getiriyorlardı. Mısır’da seçilmiş Cumhurbaşkanının silah gücüyle devrilmesindeki darbeye verilen NATO desteğini bu cümleden olarak okumak lâzım.

"Yeşil tehlike"den kastettikleri İslâmiyet ve Müslümanlardı. Beraberinde "yeşil kuşak" vs. gibi tabirler de geliştirilmiş olsa bile bu propaganda unsuru tutmadı. Zaten, Kuzey Atlantik Paktına yeni göreve biçen kıt akıllılar sonradan ayıktılar ki NATO’da Müslüman bir ülke olan Türkiye de yer almaktadır.

"Yeşil tehlike" deyimi belki daha ziyâde coğrafi bir addı. Ömrü kısa oldu. Yerini alan "İslâmofobi" ise doğrudan doğruya İslamiyet’e, Müslümanlara, Müslüman mâbed ve ibadetlerine, bu dinin emrettiği, kanun, üslup, hayat ve tesettüre karşı geliştirilmiş bir kin, nefret ve ayrımcılıktı. İslâm korkusu ve İslâm nefreti demek olan "İslâmofobi"........

© Türkiye


Get it on Google Play