We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

31 MART’A BAKIŞ!

30 1 24
05.03.2019

“İslam âlemi”, “İslam dünyası” diye bir gerçek var mı? Çin Seddi’nden Tuna’ya, Kırım’dan Yemen’e, Fas’tan Endonezya’ya kadar üç kıta, yedi iklime yayılmış bir İslam coğrafyası ve bu coğrafya üzerinde de 1 milyar 750 milyon Müslüman mevcut olduğuna göre evet; her şeye rağmen bir İslam âlemi, İslam dünyası vardır.

Hazin olan şu ki bu dünyada baş yok ve baş olmadığı için de birlik ve beraberlik yok. Hâlbuki dünya petrol istihsalinin büyük payı bu iklimden çıkmaktadır. Üstüne üstlük bu dünyanın Türk Keneşi, Arap Birliği ve İİT-İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam Bankası gibi kuruluşları vardır.

Milletlerarası çapta kuruluşlar olduğu ve bazı ülkelerde bazı aileler, petrol zenginliğinden çılgınlığın da ötesine geçtikleri hâlde İslam âleminde işgal, iç harp, bölünme ve fakirlik hiç ardı-arkası kesilmeden devam etmektedir.

Bunun ana amili başsızlıktır.

Devlet-i ali Osman, şeriatin de dünyanın neresinde olursa olsun Müslümanların da koruyucusuydu. Osmanlı Türkü, güçlü iradesiyle, Fransa’daki münasebetsizliğe de Açe’deki haksızlığa da müdahale ederek gereğini yapabiliyordu.

Osmanlı devrinde Batı’da haçlılarla, Doğu’da İran’la, kuzeyde Rusya ile ihtilaflar yaşanırdı.

1914-18’deki Büyük Harp’ten sonra bu vaziyet değişti. Türk’ün Osmanlı varlığı devreden çıkarılmıştı. İran yerindeydi. Rusya, rejim değiştirse de büyüyerek yerindeydi fakat İslam âlemi artık paramparçaydı.

İslam âleminin içinden bakarsak Osmanlı çağında bir........

© Türkiye