"Niçin vurmak, kırmak, isyan etmek isteyen bir yapım var!”

Kızardığını, terlediğini hissetti Erkara. Aldırmadı yine de: “Netice ne olursa olsun, akıbet nasıl bitecekse bitsin. Ben Gülşah’ı kaçıracağım!"

İş görecek, vatana hizmet edecek yaşta vazifeyi bırakmak. Harpten, dövüşmekten kaçmak. Osmanlıda affedilecek şeylerden değildi. Bu fiilleri yapanı nasıl bir akıbet beklediğini çok iyi biliyordu. Ya kellesi uçurulacak, ya da memleketine bir daha dönmemek üzere kaçacak izini, adını, sanını kaybettirecekti. Başka üçüncü bir yol yoktu. O zaman da sevgili anacığı, iki gözü, iki çeşme evlat hasretiyle ölüp gidecek. Bey babası eş, dost ve Yıldırım Hanımıza karşı bu hıyanetten dolayı utanacak, kimsenin yüzüne bakamayacaktı...

Bunları düşünürken bile gözünü kızların çıkabileceği kapıdan çevirmedi Erkara. Kızardığını, terlediğini hissetti. Aldırmadı yine de. “Netice ne olursa olsun, akıbet nasıl bitecekse bitsin. Ben Gülşah’ı kaçıracağım. Fakat bunu hesapsız, muhakemesiz yapabilsem.........

© Türkiye