Kazâ namazları hakkında -2-

Bir özür olmadan, namazı kazâya bırakmak harâmdır, büyük günâhtır. Hiçbir Müslümân, namazlarını terk etmez.

İmâm Beyhakî, "Şuabu'l-Îmân" adlı eserinde şöyle bir nakilde bulunmuştur:

Ömer (radıyallahü anh): "Bir adam geldi ve 'Ey Allah'ın Resûlü! İslâm'da Allah'a en sevimli olan şey nedir? diye sordu.

Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: "Vaktinde kılınan namaz. Namaz kılmayı terk edenin dîni yoktur. Namaz dînin direğidir' buyurdu" dedi.

Namaz, hangi özürle kazaya bırakılabilir ve kazası olan nâfile kılabilir mi?

Bir namaz, cem edilerek kılınma imkânı dahî yoksa, ancak şu özürlerle kazâya bırakılabilir: “Savaşta, düşmân karşısında oturarak ve kıbleden başka tarafa dönerek bile namaz kılamazsa; seferde olduğu esnâda, sel, yırtıcı hayvân, eşkıyâ, anarşist gibi bir tehlike varsa; namazı oturarak veya hayvân üzerinde îmâ ile de kılmak mümkün değilse; annenin veya çocuğunun telef olacağı zaman ebenin ve âcil ameliyatlarda doktorun müdâhalesi esnâsında namazı kazâya bırakmak ve uyku, unutmak gibi bir özürle namazı fevt etmek [kaçırmak] günâh olmaz.”........

© Türkiye