İlim ve amel münasebeti... |
Her Müslümânın ilk vazîfesi, Kur'ân-ı kerîmin talîm ettiği esâsları öğrenmek ve ona uygun olarak amel-i sâlihte bulunmaktır.
İmân ve İslâm esâslarını bilip tatbîk edecek, ibâdet yapacak kadar ilim öğrenmek her Müslümân için zarûrîdir, âkıl-bâliğ, erkek-kadın her Müslümânın üzerine farz-ı ayındır.
Okuma, aklî ve fikrî gelişmeyi te’mîn eder. Peygamber Efendimize ilk gelen vahiy “Oku” emridir. Okuma-yazmanın ehemmiyetini ifâde için, uzun söze lüzûm görmeden, asr-ı seâdetten vereceğimiz bir tek misâlle iktifâ edelim:
Bedir Harbinde, kâfirlerden bir kısmı (70 kişi) esîr alındı. Esîrlerin ne yapılacağı mevzûunda istişâreler yapıldıktan sonra, “her kâfir, 10 Müslümân çocuğa okuma-yazma öğretirse serbest bırakılacak” diye karâr verildi. O zaman, maddî yönden çok büyük sıkıntı içerisinde bulunup paraya büyük ihtiyâçları olan Peygamber Efendimiz ve Müslümânlar, okuma-yazmayı paradan daha mühim addederek, esîrlerden fidye (kurtuluş parası) alıp onları serbest bırakma yerine, yukarıda zikredilen yolu tercîh etmişlerdir.
İslâmı bütünüyle öğrenebilmek için bir ân bile boş........