menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı’nın ‘etik’i mi, İslâm’ın ‘ahlâk’ı mı?

19 0
30.05.2026

Bazı eski inanışlarda ritim ve dans bir meditasyon mes’elesi olup çok önemlidir. Eski Roma’dan Helen’e, Afrika’dan Asya’ya kadar bu hep böyledir. Bugünkü açık hava konserlerinde binlerce kişi, müzik ritmi ve uyuşturucu etkisinde kendilerinden geçip trans hâlinde çılgınca zıplıyorlar. Bu hâl modern insanın ilkel insana dönüşünü gösteriyor.

Bu yazımıza hâşâ mine’l-huzûr (hâşâ huzûrdan) diye de başlamak isterim. Gerçekler acıdır ve acıtır. Biz de bugün bâzı gerçeklerle zülf-i yâre dokunarak acıtacağız.

Basit klân (kabîle) hayâtından kompleks düzene geçildikçe, insanın yaşayışı değişir. Bu konunun ilk argümanı nüfus popülasyonu, yâni artan nüfus ve insânî yakınlıktan kopmadır.

Başlangıçta bütün insan toplulukları aynı safhalardan geçmişlerdir. Dînî inanışlar, âdetler, törelere bağlılık üst seviyededir. Şu farkla: Mâdemki ilk insan ilk peygamberdir, demek ki ilk insanlarda ateizm ve agnostik anlayış yoktur. Çünkü ilâhî din vardır. İslâm’ı tanımayan topluluklarda ilkel din mutlakâ “Şamanizm”dir. Bu konunun en büyük uzmanı olan Dr. Eliade Mircea böyle söylüyor. Bu Avustralya yerlilerinden Zambiya’daki halka, Lâtin Amerika’daki ilkel kabilelerden Asya step sâkinlerine kadar hep böyledir. Gerekçe ise hepsinin tabîatle iç içe yaşamalarıdır. Onlar tabîat olaylarından ve vahşî hayvanlardan devamlı etkilenirler. Bunlardan korunmak için hem ona sığınırlar hem de gerçekten tuhaftır, ama o zamanda bile ruhlara inanır ve onlarla temas kurmaya çalışırlar. Güneş’e, Ay’a, yıldızlara ve diğer mâverâî (gözün görmediği) varlıklara taparlar.

ŞAMANİZM’E BENZER UYGULAMALAR VE MODERN TOPLUM

Bu inanışta ritim ve dans bir meditasyon mes’elesi olup çok önemlidir. Eski Roma’dan Helen’e, Afrika’dan Asya’ya kadar bu hep böyledir.

Bugünkü açık hava konserlerinde binlerce kişi, müzik ritmi ve uyuşturucu etkisinde kendilerinden geçip trans hâlinde çılgınca zıplıyorlar. Yaka paça yırtıp saçlarını yoluyorlar.

Dünyâyı sarsan 1960’ların “The Beatles” topluluğu öyle bir etki yaptı ki, genç kızlar onların konser öncesi çalıştığı çimenlik arâzide âdeta otladılar! Sonradan “Roling Stones vs. topluluklarla bu çılgınlık âdetâ toplumsal bir histeriye dönüştü. Avrupa’dan Amerika’ya atlayan bu çılgınlık Elvis Presley ile zirve yaptı. İnsanlar bu konserlerde insanlıktan çıkıyorlardı. Alkol, uyuşturucu ve fuhuş yayıldıkça yayılıyordu. Bunun rastgele îzâhı mümkün değildi.

Trabzon’da bulunduğum sıralarda o zamânın meşhur bir popçusu oraya konser vermeye gelmişti. Havalimanı, dışarıdaki sınır telleri arkası hep özellikle genç kızlarla hıncahınç doluydu. Popçu uçaktan inince bir acâip olaya şâhit oldum. Kızların nâzik ellerine nasıl bir enerji geldiyse kendilerinden geçmiş bir vaziyette çok sağlam olan o sınır bariyerlerini öyle sallıyorlardı ki, o bariyerler sanki yıkılacak hâle gelmişti. Gerçekten dehşet verici bir görüntü idi. İşte o zaman anladım ki bu hâl, modern insanın ilkel insana dönüşü idi. İşin en acı yönü bütün dünyâda bu sanâtçılar(!) gençlere maalesef “idol” oluyorlardı.

Özellikle Madonna, Lady Gaga, Beyoncé, Jenifer Lopez, Shakira, Miley Cyrus, Rihanna, Doja Cat, Ricky Martin, Cardi B ve Cher başı çekiyorlardı. Bunlar 1970’lerle birlikte bir kostüm trendi başlattılar. “Üryan geldim bu dünyâya üryan giderim” diyen şâirimize ters yönden uyup dünyâda iken üryân olup podyumlarda boy gösterdiler! Peki bunu neden yaptılar? Onlara göre sahne showu, medya ilgisi ve reklâmdı, ama Siyonist akıl devredeydi. Özellikle amaç ahlâkı bozmak, alkolü, uyuşturucuyu, fuhşu yaymaktı. Kullanılan figüranlar da bu maddelerin kurbânı oluyorlardı. Michael Jackson, Whitney Houston, Prince, Amy Winehouse, George Michael, Elvis Presley, Dolores O’Riordan, Juise WRLD, Mac Miller, Avicii… Bunların hepsi alkol, kokain ve benzeri maddelerden öldüler.

Bunlar ahlâk sınırlarını öyle zorladılar ki, Sodom ve Gomore halkı bile bunlar yanında daha mâsum kaldı. Bütün bu kötülüklerin yanında bir de LGBT belâsını yaymaya başladılar.

Erkeklerde LGBT’yi sanki yaymakla görevli öncüler, Freddy Mercury, Elton John, George Michael, Lil Nas X, Sam Simith, Ricky Martin, Melisse Etheridge…........

© Türkiye