menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa’yı Müslümanlardan kurtaran(!) muharebe

79 0
28.09.2026

* “Eğer Müslümanlar 732’de Pirenelerde durdurulmasaydı, şimdi Oxford’da Kur’ân tefsiri okunuyordu!”

* Frank Krallığı, Tours Muharebesi’nden sonra askerî ve siyasi olarak çok daha organize hâle geldi.

Müslümanlar, Emevî İmparatorluğu zamanında 711’de Cebelitarık Boğazı'nı geçerek İber Yarımadası'na geldi ve bir dizi baskınla Vizigotların elindeki İspanya'yı fethetti. Sonra Pirene Dağları boyunca kuzeydoğuya devam ettiler.

Ancak 732’de Cenubî Fransa’nın Tours (Tur) veya Poitiers (Puvatya) şehirleri arasındaki muharebede Charles Martel (Çekiç Karl) komutasındaki Franklar tarafından durduruldular. Bu âdeta bir keşif birliği idi. Kumandanları Abdurrahman Gâfikî şehit düşünce geri çekildiler. Franklar, Fransa’ya ismini veren göçebe bir Cermen krallığıdır.

Asıl kırılma İstanbul

Müslüman tarihçiler bu mağlubiyeti elbette kaydetmiş ve valinin ölümünden dolayı üzüntü duymuşlardır. Bu yüzden muharebeye Belâtüşşühedâ (Şehitler Sarayı) adı verilmiştir. Belât, düz zemin, yol yahut saray manasına gelir. Rivayete göre, muharebe Romalılardan kalma taş bir yolun (Via Turonensis) üzerinde cereyan etmiştir. Müslüman ordugâhı, muhtemelen Tours yakınlarındaki zengin Saint-Martin Bazilikası çevresinde kurulduğu için bu isim verilmiştir.

Ancak muharebe, İslam dünyasında Avrupalıların iddia ettiği kadar büyük bir yıkım veya dönüm noktası olarak akis bulmamıştır. İslam dünyası için Avrupa defterinin kapanması gibi radikal bir kırılma olarak görülmemiş, sınır boylarında yaşanan ağır bir askerî muvaffakiyetsizlik olarak değerlendirilmiştir.

Emevîler asıl büyük stratejik kırılmayı, Tours’dan çok daha büyük ordularla kuşattıkları, ama kolera salgını sebebiyle muvaffak olamadıkları 717-718 İstanbul Kuşatması’nda yaşamışlardır.

Tours (Poitiers) Muharebesi askerî cihetten mühim bir Frank galibiyetidir. Ancak iddia edildiği gibi dünya tarihini tek başına değiştiren, Avrupa'yı yok olmaktan kurtaran mutlak bir dönüm noktası olmaktan ziyade; sonradan siyasi, dinî ve milliyetçi ideolojiler istikametinde inşa edilmiş ve büyütülmüş bir tarih efsanesidir. Küçük askerî galibiyetlerin ideolojik sebeplerle mübalağa edildiği, birer büyük zafer yahut istiklal harbine dönüştürüldüğü, hatta hakikatte mevcut olmayan galibiyetler uydurulduğu tarihte çok görülmüştür.

Asırlar sonra Büyük........

© Türkiye