menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terörsüz Türkiye’nin hukuki mimarisi

21 0
19.07.2026

Türkiye, devlet aklının ve siyasi iradenin büyük bir kararlılıkla yürüttüğü, tarihî bir sürecin içinden geçmektedir.

Ankara’da Meclis’in süregelen yoğun mesaisi ve atılan hukuki adımların merkezinde, Türkiye’nin terör prangasından ebediyen kurtulmasını sağlayacak stratejik bir vizyon yer alıyor.

Bu süreç, yalnızca güncel bir siyasi tartışma değil; Türkiye’nin ikinci asrında güvenlik, hukuk ve toplumsal istikrarı birlikte inşa edecek devlet iradesinin en somut tezahürüdür.

Bu yolda yürütülen çalışmaları, münfesih terör örgütü PKK’nın varlığının tamamen sona erdirilmesi ve toplumsal huzurun kalıcı hâle getirilmesi ekseninde değerlendirmek gerekiyor.

Bölgedeki vatandaşlarımız, terörün gölgesinden uzak, huzurlu bir geleceğe dair on yıllar sonra ilk kez bu denli güçlü ve somut bir umut taşıyor. Toplumsal vicdan, devletimizin bu kapsayıcı ve kararlı yaklaşımını bir huzur ve terörden kurtuluş vesilesi olarak görmekte.

Kavramları doğru yerli yerine oturtmadan bu süreci sağlıklı değerlendirmek mümkün değildir. Son günlerde kamuoyunda en sık dile getirilen iddia, üzerinde çalışılan düzenlemenin bir “genel af” olduğu yönündedir. Oysa bu değerlendirme, hem hukuki gerçeklikle hem de devletimizin yürüttüğü güvenlik stratejisiyle bağdaşmamaktadır.

Öncelikle altını kalın çizgilerle çizmek gerekir ki, konuşulan düzenleme kesinlikle bir genel af değildir. Bunu bu şekilde sunmak, devletimizin terörle mücadelede geldiği aşamayı ve bu aşamanın hukuki gerekliliklerini doğru okuyamamaktır.

Devletimizin hedefi son derece nettir: Kamu vicdanını zedelemeden, aziz şehitlerimizin emanetleri olan ailelerin ve kahraman gazilerimizin hassasiyetlerini en üst seviyede gözeterek, hukuk devleti ilkesinden en küçük bir taviz vermeden terör belasını Türkiye’nin gündeminden kalıcı olarak çıkarmaktır.

Bu nedenle hazırlanan hukuki çerçeve, klasik anlamda bir af düzenlemesi değil; devletin güvenlik stratejisini tamamlayan özel bir hukuk mekanizmasıdır. Başka bir ifadeyle mesele ceza hukukunun genel yapısını değiştirmek değil, güvenlik alanında elde edilen stratejik sonucun hukukla tahkim edilmesidir.

Resmî kaynaklardan edindiğim bilgilere göre, üzerinde çalışılan hukuki çerçeve üç temel karakter üzerine inşa ediliyor.

Birincisi, amaca........

© Türkiye