menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Teröre karşı net mesaj: Ya dağıl, ya yok ol!..

33 46
21.12.2025

Türkiye’nin terörle mücadelesinde bugün gelinen nokta, bir süreç yönetimi değil, açık bir hesap kapatma evresidir. Meclis’te AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan Terörsüz Türkiye raporları, bu devlet aklının iç cephedeki hukuki ve siyasi çerçevesini net biçimde ortaya koymuştur: Bu mesele bir Kürt sorunu değil, silahlı bir terör sorunudur. Silah bırakılmadan, örgütsel yapı dağıtılmadan ve en önemlisi devletin güvenlik birimleri tarafından sahada teyit edilmeden hiçbir iyileştirme, infaz düzenlemesi ya da siyasi açılım söz konusu olamaz. Bu çizgi içeride PKK için neyse, dışarıda Suriye’de SDG adı altında faaliyet gösteren PKK/YPG terör yapılanması için de aynıdır.

Bu iç politika çizgisi, sahadaki dış politika ve güvenlik pratiğiyle birebir paralellik gösteriyor. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in “2016’dan itibaren Suriye’deki harekâtlarımızı kimseye sormadan yaptık, ihtiyaç olursa yine yaparız” açıklaması, Türkiye’nin askerî iradesini net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye, Tel Rifat ve Menbiç’te imha ettiği toplam 732 kilometrelik tünellerle bölgedeki terörist altyapıyı çökertti. Afrin’de ise halkı susuz ve güvencesiz bırakan terör yapılanması ortadan kaldırıldı. Bu operasyonlar, sadece askerî başarı değil, aynı zamanda bölgenin yeniden güvenli ve yaşanabilir hâle getirilmesidir.

Bu tablo ortadayken, SDG’nin başındaki teröristbaşı Mazlum Abdi’nin çıkıp “2026 yeni bir başlangıç olacak, Rojava bitmeyecek” minvalinde konuşması, ancak siyasi pişkinlik ve stratejik çaresizlikle açıklanabilir. Silah bırakmadan, örgütsel yapıyı dağıtmadan, “kazanımlar”, “yeniden yapılanma” ve “dört parça Kürdistan” söylemiyle geleceğe dair iddia kurmak; Türkiye’nin kararlılığını ya hiç anlamamak ya da bilerek test etmektir!

Tam da bu........

© Türkiye