Fener’deki gidicilere bak!
Gerek bizim gazetedeki haberlerde gerekse ekranlarda izlediklerimde sarı lacivertli kulübün Oosterwolde, Archie Brown, Fred ve Alvarez’i gönderme yolunda kesin kararlar aldığı dile getiriliyor. Şimdi bunların içinde Fred bana göre son aylarda hiç iyi kullanılmıyor. Oosterwolde ise savunma jokeri olarak elde tutuluyordu. Diğer ikisi için bu kadar göze çarpan şeyler söylemeyebilirim. Ama bu oyuncular gerçekten gönderilecekse yerlerine alınacakların belirlenip belirlenmediğini bilmiyoruz. Sonra bunları da aramasınlar!
Futbolda önem derecesi en üst seviyede olan; maçın sonucunu etkileyecek golü hazırlayan paslardır. İşte ay yıldızlı forma içindeki iki genç, bana göre uzun bir zamandan sonra bu işi harika bir şekilde sergilediler. Neredeyse 40 metreden pası veren Arda Güler idi. En uçta topla buluşup golü atan da takımın sol beki Ferdi Kadıoğlu olacaktı. Ben her ikisini de altın kürsüye oturttum!
Kerem eskisi gibi değil
Kerem Aktürkoğlu, Galatasaray’daki performansının ardından yurt dışına gitmişti. Benfica’da gösterdiği başarılarla da zirvenin adamlarından biri olmuştu. Ama şu anda Fenerbahçe forması içindeki Kerem o Kerem değil! Gerçi oyuncak gibi oynanıyor onunla. Bir sağda, bir solda, bir ortada… Ama ne olursa olsun daha önceleri seyrettiğimiz özelliklerden pek eser görünmüyor...
Osimhen’in durumu ne?
Galatasaray’ın olduğu kadar bizdeki futbol meraklılarının da bir numaralı forvet adamı olarak gördüğü ve beğendiği Osimhen’in kolunda kırık tespit edilmişti! Ameliyat da oldu. Şimdi gazete ve ekranlarda Osimhen ile ilgili birbiriyle çelişkili haberler görüyoruz. Kimine göre beş hafta oynamaz, kimine göre öndeki ilk veya ikinci maça yetişir! Tabii kime inanacağımızı bilmiyoruz. Ama acaba hekimlik hüviyeti olan birileri çıkarak hem Galatasaray hem de Türk futbolseveri için ameliyat sonrasına dönük bir açıklama yapar mı?
Lig lideri Galatasaray’da yönetim, belki de şampiyonluk yolundaki en ciddi engel olarak gözüken Trabzonspor maçını kazanmaları hâlinde oyunculara toplam 2 milyon avro prim ödeyecekmiş. Eh, tabii hem içeride hem dışarıda maçlarda para basarsan 2 milyon ne ki!
Millî takımımız Kosova’yı da 1-0 yenerek 24 yıl sonra bir kere daha Dünya Kupası’na katılma hakkı kazandı. Bu spor tarihimizin önemli gelişmelerinden biridir. Haziran ayını sabırsızlıkla bekleyeceğiz. Bu gruptan çıkma ihtimalimiz de yüksek gözüküyor.
Oyuncu değiştirmek şart mı?
A Millî Takım, Kosova’yı yendi, yenecek derken, bir de baktım ki biz sanki mecburmuşuz gibi oyuncu değiştirmeye başladık. Hem de önce golümüzü atan Kerem’i çıkartarak. Sonra Arda Güler, Kaptan Hakan, Kenan ve Zeki kulübeye çekildiler. Ben de derim ki, “Cebe inmiş bir vize dururken, macera aramanın ne gereği vardı.” Ne yani bu millî takımda oynayan oyuncular son 10 dakikayı çıkartamayacak kadar zayıflar mı?
Kemal Belgin'in önceki yazıları...
